22.06.2018

Kutu Adam, Kobo Abe


Daha önce de bu kitabı niye okudum ki dediğim olmuştu ama bu üzerine tuz biber ekti. Kitaptan bir şey anlamadım. Çok saçmaydı. Vakit kaybı.



18.06.2018


Acılardan daha büyük bir yer yoktur

Bir tek evren var, o da kanayan bir evren

11.06.2018

Cem Adrian & Hande Mehan - Sen Benim Şarkılarımsın (Official Audio)

Şarkılar bana hitap etmese de o kadar güzel yorumlanmış ki tekrar tekrar ve tekrar dinleyip duruyorum.

such a wonderful performance I can't help but listen over and over.

そのような素晴らしいパフォーマンス。



6.06.2018

Tek Meyve Portakal Değildir Jeanette Winterson



Tek Meyve Portakal Değildir
Jeanette Winterson
Evlatlık alınıp misyoner olarak yetiştirilen bir kız çocuğu, aykırı eğilimleri yüzünden beklentileri suya düşürecektir. Jeanette on altı yaşına geldiğinde, sevdiği kız uğruna Kilise'yi, evini ve ailesini terk etmeye karar verir. Winterson otobiyografinin ötesine geçerek fantastik bir kurguyu deneysel bir yazım tarzıyla birleştiriyor ve ününün hakkını veren bir anlatı ortaya çıkarıyor. Mizahi tarzı ve keskin zekasıyla kalıplaşmış anlayışları ve yerleşik ilişkileri sorgulayan Winterson, Tek Meyve Portakal Değildir'de dönüp geçmişine bakarken okuru da "kendini icat etmeye" çağırıyor.

Hikayenin akışında kopukluklar var gibi. Bir ara geri dönüp sayfa mı atladım dediğim oldu. Konunun portakalla ne ilgisi olduğunu da çözemedim açıkcası.

14.04.2018

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

"Büyük bir hastalık geçirmeyenler, her şeyi anladıklarını iddia edemezler"
Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, defalarca adını duyduğum ama yenice okuma imkanı bulduğum kitap. Ben konunun, baştan sona daima hastanedeki bu koğuşta geçtiğini düşünürdüm.

11.04.2018

Anı kitaplarını ve Dönem romanlarını okumayı seviyorum. Şöyle bölye bildiğimiz zamanları O günleri yaşamış insanların gözünden o zamanı daha iyi anlamayı sağlıyor.
Beş Şehir'i okurken Konya, Erzurum, İstanbul çok aybancı gelirken, gezme şansını bulduğum Bursa'yı bir kez daha dolaştım sanki.
Bir Dinozorun Anıları, okuduğum yakın dönem Türkiye tarihi ile ilgili kitapta geçen olayları kişisel olarak yaşanmış olarak gözlemlemek gibiydi.
Kırmızı Pazartesi, sanki ülkemizdeki töre, namus cinayetleri birebir aynı bir konu. Birbirinden bu kadar uzak kültürlerde yaşanan aynı olaylar.


1.03.2018

Yüzyıllık Yalnızlık, Gabriel Garcia Marquez


"Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım. Yüzyıllık Yalnızlık'ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım, ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı. Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü olağan şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. Yüzyıllık Yalnızlık'ı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım. Bu romanı dikkat ve keyifle okuyan, hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım, kitabımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız."



Adını çok duyduğum için okumayı düşündüğüm, elime geçince de okuduğum kitapları bırakıp okumaya başladığım, okurken bunu niye okuyorum dediğim bir kitap oldu. Sonu açık bırakılan okuduğum kitaplardan sonra bir sonu vardı en azından.


23.02.2018

昨日(きのう)は 素晴(すば)らしい驚(おどろ)きをもらいました。 
(あね)は 贈(おく)り物(もの)を送(おく)った。 
(ほん) !!! 
(うれ)しい。

11.02.2018

Ocak ayını 5 kitapla tamamladıktan sonra Şubatı yavaşlayarak yarıladım. Şu an Huzur'u okuyorum ve önceden başlayıp bir kenarda unuttuğum bir kitap elime geçti onu bitirmeye gayret ediyordum. Ablam bugün 4 kitap almış, birini bitirdim: Yaşlı Adam ve Deniz İhtiyar Balıkçı.
Birkaç saat içinde okumuş olsam da hikayeden pek çok kez sıkıldım. belki tüm hikayenin bir balık peşinde yaşlı adamın mücadelesi olmasından.
Bu arada anlamadığım balıkçının yarısı giden balığı neden sonra tekneye almadığı...

31.01.2018


"Huzur"u okurken "Gazap Üzümleri"ni görüp kaptım kardeşimin elinden. İki güne kadar bitimem gerekiyor.

Çiftçi ailenin topraklarından evlerinden olup, daha iyi bir yaşam umuduyla çıktıkları yolculuk, kodamanların kirli oyunları nedeniyle evlerini, yurtlarını kaybedim bilinmeze yola çıkan insanları düşündürüyor bana.
İnsanoğlu, sığamıyoruz şu koca dünyaya...


Ahmet Hamdi Tanpınar の『心(こころ)の平安(へいあん)』を(よ)んでいる(あいだ)John Steinbeck『怒(いか)りの葡萄(ぶどう)』を (よ)みはじめた
兄弟( きょうだい)にそれを返(かえ)すので、2日(にち)でそれ読み終(お)わらなければならない。

25.01.2018

Ak Zambaklar Ülkesinde Finlandiya


Babamın kitaplığından bir kitapla araya giriyorum yine listemde:
 
"Uzun yıllar boyunca Finlandiya'da kalmış ve orada yaşamış olan Grigoriy Petrov; kitabında, kendine özgü sanatlı üslûbu ve anlatımı ile Finlandiya'nın bugünkü düzeye nasıl ve hangi yollardan geçerek ulaştığını anlatıyor. Fin ulusu; önceleri ne imiş, nerelerdeymiş.. Daha sonra neler olmuş.. Hangi düzeye, nasıl erişmiş.. Gelişmekte olan Fin ulusu ; Okul, Devlet Yönetimi, Bürokrasi, Kışla ve Kilise gibi kuruluşların ve benzerleri 'sosyal faktörlerin' ne gibi ve ne oranda etkileri olduğunu anlatıp açıklıyor. Finlandiya'da bu faktörlerin, biri birlerine oranla nasıl bir bağlantı içinde ve nasıl bir düzen halinde bulunduklarını ve daha önemlisi; kişilerin ve kişiliklerin hangi koşullar altında, Fin Ulusu'nun ilerlemesine, gelişmesine ve bir 'kahraman Ulus' olmasına nasıl yardım ettiklerini ve daha neler ve neler yaptıklarını anlatıyor.Grigoriy Petrov; bu kitabını, sanki bizim de politiko-sosyal ve ekonomik koşullarımızı dikkate alarak yazmıştır. Onun bu tutumu, bizim için; kitabın değerini bir kat daha artırmıştır."

Dürüst, saygılı, çalışkan, temiz, düzenli, tertipli, ahlaklı... hepimizin istediği bir toplum yaşamı ama ne yazık ki olmayan ve bu konuda karamsar olduğum için olamayacak bir toplum. 
Finlandiya'nın o zamanki durumu hakkında fazla bir şey kitaptan almış değilim ve şu anki durumları hakkında da pek bilgim yok. Kitap daha çok Finlandiya'yı değiştirmek isteyen bir kaç kişinin vaazları öğütleri ve hikayeleri ile dolu. Burada insanların vaazlarla değişeceğini hiç sanmıyorum. Arada bazı insanlar var, ülkemiz için, insanlar için çalışmaya çalışıyorlar, Dürüstler, çalışkanlar ama ne yazık ki bencil, kendi çıkarları için çalışan ve daha fazla gücü elinde tutan diğer insanlar tarafından eziliyorlar. Yolsuzlukları görüyorsun, adaletsizlikleri. Ve "nasıl" diyorsun "bunu yapabiliyorlar". 
Toplumu değiştirmede önce eğitimli insanlara sesleniyor değişimi amaçlayan insanlar. İş adamlarına, öğretmenlere, doktorlara, din adamlarına.Değişime önce kendilerinden başlayıp örnek birer vatandaş ve ebeveyn olmayı öneriyor. Çocukları ve gençleri yetiştirmelerini.
Kitaptaki vaaz kısımlarını bazen fazla uzun, biraz da misyoner buldum. Ara sıra da ırkçı, İslam, Türk karşıtlığı var. Ama o vaazlarda hitap edilen bozuk Finlandiya halkının nasıl değiştiği ve ülkede nasıl değişiklikler olduğu konusunda kitap beni fazla tatmin etmedi.

16.01.2018

L&M Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk

 
Einstein'ın Son Sırrı
Foucault Sarkacı
Da Vinci Şifresi
Shakespeare Sırrı
Jane Austen Hayatımı Mahvetti
Kutsal Kefen...

ünlü bir yapıt, eşya ya da kişi üzerinden kurgulanan bir sırra ulaşan kişilerin sırrı çözmek ve sırrın peşindekilere av olmamak için verdikleri maceralar. Tüm bu kitaplardan farklı olarak "Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk" hikayeyi kişilerin değil herkesin peşinde olduğu, Fuzuli'nin kendisine emanet edilen sırrı işlediği "Leya ile Mecnun" mesnevisi kitaptan dinliyoruz. Kitap bir çok tarihi karakteri kapsarken, yüzyıllar boyunca dünyadaki değişimi de özetliyor.
Image result for babil'de ölüm istanbul'da aşk

La ultima respuesta,
foucault's pendulum,
The Da Vinci Code
The Shakspeare Secret,
Jane Austen Ruined My Life
The Brotherhood of the Holy Shroud

All are written inspired some historical events, famous people or their works.
Unlike them “Death in Babylon Love in Istanbul (Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk)” by İskener Pala tells the story through the books mouth that carries the secret of Babylon to us.
Fużūlī (1494 – 1556),  poet, writer and thinker, trusted the secret of Babylon from a librarian in Bagdad. He buries the secret to mesnevi “Dâstân-ı Leylî vü Mecnun” (a mesnevî which takes as its subject the classical Middle Eastern love story of Layla and Majnun). We follow the journay of the book from hands to hands of Babylon Organization members, treasure hunters, and people who the book ends with by chance and has no idea about the secrets it helds. Among all the adventures we also listen the love from the book that calls himself Qais (Majnun) and yearning for his Layla.




7.01.2018

İlk okuma listemde bekleyen kitaplardan biri değildi ama elime geçince 2 gün içinde bitirerek 2018'in ilk okuduğum kitabı oldu: Haritalar ve Topraklar, Michel Houellebecq. Kitabı bitimek için acele ettiğimden kitap içinde geçen sanatçılar hakkında araştırma yapma şansım olmadı. 
Haritaların resmini çekerek nasıl ilgi çekip sergi açıldığını ve hatta bu fotoğrafları sattıklarına anlam veremedim açıkcası. Sonuçta bu mesela bir ressamın çzimlerinin fotoğraflarını çekip sergi açmak gibi. 
Ve batılı yazarlara mı has bilmiyorum. Kullanılan herşeyi markaları ile vermek, arabalardan, ev eşyalarına, hatta kağıt-kaleme kadar. Bu bana kitapların edebiyatını alıp metalaştırıyor gibi geliyor.

"Yakın Dönem Türk Politik Tarihi"nden sonra Türkiye'nin Yakın Politik Tarihi" farklı ek bilgiler yanında bir özet gibiydi.

Ülkemizin, bazılarının kişisel saplantıları, çıkarları, bazı zümrelerin arzuları, çıkarlar ve sitekeri ile, Avrupa ve Amerika gibi ülkelerin ülkemiz üzerinde sahip olmak istedikleri üstünlük nedeniyle ne kar çok şey kaybettiğini görmek çok acı. Avrupa'nın pazarı olma özelliğini kaybetmemesi için ve Orta Doğu'da ses sahibi olacak güçlü bir yönetim olmaması için üretim, insan gücü, teknolojik bilimsel alanlarda yaşadığımız onca kayıp. Tahrip edilen tarih ve doğa, çıkmaza girmiş eğitim sistemi. Her yıl değişen bir eğitim sistemi ile ne yapılmaya çalışılıyor. Benim zamanımda başlayan değişimler  üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala bir sisteme oturtulamadı... Dışarının baskısı ile zayıflayan tarımsal üretim ve tarımda dışarıya bağımlı hale gelmek çok acı. Avrupa'dan şeker alacak olmamız kadar saçma daha ne olabilir. Ve bazıları zengin olsun diye hayvancılık konusunda araziye ve imkanlara sahip bir ülkenin dışarından et alamaya zorlanması. Halk tepkisini koymadıktan sonra neye yarar ki otorup alınan kararları tartışmak.


1.01.2018

it is worrysome what is happening in Iran. I hope it won't end like Syria and Iraq or other Arab countries which were all put into chaos in the name of Arab Spring.
Israel and America is going on with their plan to creat a war in the Middle East by taking down any country on their way by putting them in chaos. Or finding a reason to get into these countries to destroy them in the name of bringing peace there.
I believe the thing about Jerusalem was brought to create themselves to a reason to attack Palestine because of their protests. So they can show themselves right aganist the world.
If only America and Europe countries take their dirty hands of Middle East then there will be peace here.