3.07.2023

Film: 2012


 

Dünyanın sonunun gelişi üzerine bir film. Adından anlaşıalcağı üzere Mayaların kıyamet günü kehaneti 2012. Film efektler ve oyunculuk konusunda bir şey demeyeceğim ama hikaye bakımından biraz zayıf bana göre. Dünyanın yok olacağı bilim adamları tarafından keşfediliyor ve gizlice bir kurtuluş programı başlatılıyor. İnsanlar genel olarak konu hakkında bigilendirilmemekle birlikte bir bilim kurgu yazarı olayı öğreniyor ve ailesi ile birlikte kurtulma çabasına giriyor.

İlk olarak yerkabuğunun parçalanması lavların ortaya çıkması ile başlıyoruz. Tabi depremler ve tsunamilerin olması olağan. Ama anlamadığım bu dünyanın sonu ise neden yerkabuğu parçalanıp dünyayı lavlar kaplamıyor ya da dünyanın çekirdeği patlamıyor. Filmin başında böyle bir intiba var. Bir de kurtarma gemileri var, uzay gemisi filan yaptılar acaba nereye gidecekler diye düşünürken gemiler bildiğin deniz gen-misi çıktı :D Meğerse dünyayı sadece su kaplaycakmış, pek çok diğer felaket filminde olduğu gibi. 2012 kıyamet gününden çok Nuh Tufanı gibi işlenmiş.

23.06.2023

Olağanüstü Dünya (April and Extraordinary World)

2015 yılında vizyona giren, Franck Ekinci ve Christian Desmares tarafından yönetilen bir Fransız-Belçika-Kanada animasyon filmidir.

1941 yılı, tarih kitaplarından okuduğumuzdan çok farklıdır. Siyasi coğrafya tamamen bambaşkadır. Napolyon V, Fransa’yı yönetmektedir. Dünya teknolojik olarak çok daha geridedir ve bilim adamları sürekli ortadan kaybolmaktadır. Bu tuhaf dünyada Avril adında genç bir kız, onun konuşan kedisi Darwin ve büyükbabası Pops, Avril’in bilim adamı olan kayıp anne babasını aramaktadır.

Pochill - Porque - Türkçe Altyazılı

18.05.2022

Uzun zamandır bakmamıştım. Okuduklarım listemi güncelledim. 2022 yılı için okuma hızım yavaş. 

Bu aralar kitap pek okuyamıyorum. Çok çabuk sıkılıyorum :(  Şu an beş kitabı aynı anda okumaya çalışıyorum. Birini bırakıp birini alıyorum, hiçbiri bitmiyor.


* Sessiz Çığlık, Kenzaburo Oe (iki sayfada bir bırakıyorum açıkcası -_-)

* Saatler, Simon Garfield (kitap saatlerden çok, zamanın nasıl hayatımızda kullandığımız materyalleri filan nasıl etkilediği?)

* Ses ve Öfke, William Faulkner (git gelli karıık şekilde yazılmış, ne zaman geçmiş ne zaman değil belli değil, anlaması zor)

* Holografik Evren, Michael Talbot (kardeşim önerdi diye aldım, gitmiyor -_-)

* Kurtlarla Koşan Kadınlar, Clarissa P. Estes (geçen yıldan beri elimde, içinde hikayeler var, ve hikayelerin ne anlattığına dair açıklamalar. Ben hikayeleri okuduğumda hiç de açıklamadakileri görmüyorum ya neyse :D) 


11.01.2022

all you need is to kill

i read the manga because my nephew was interested in it and i wanted to check if it is good for 11 years old child.  

when i saw the drawings i knew the artist is the one who draw Death Note, Takeshi Obata. the main character is looking alot like L and time to time reminding Light (no, i didn't check the writer or artist names before i read it :D). 

even before i was in the middle of it i knew how it was going to end and i didn't like the way the main female character represented, again. all men are fully clothed. but she is drawn in her underwear. the main guy is always in his soldier shirt and trousers but the girl is shown in the shower. why -_- *sigh* can't they even once do a manga without abusing female body.  





2.01.2022

Breathe (한숨) - Lee Hi - MV ENG SUBS

the song made me remember a poem

Sometimes one cannot say I love you, instead;
Take care of yourself, he says
Don't tire yourself too much,
It's cold, dress tight, he says
Don't speed, go carefully, he says
Call me when you go
he says, don't go to bed late, get up early.
he says and on... 

 

23.10.2021

Bir ara film izlemeye merak salmış olsam da son aylarda açıp bir film izleme isteğim yok oldu. Bu yıl 50 kitap okumayı hedeflemiştim. Amacım daha çok yabancı dil çalışmaktı. Ama okuduğum kitap sayısı 90 a ulaştı bile.

Aldığım bir parça Türk Klasiklerini bitirdim. Yabancı edebiyattan bir süre uzak kalmak iyi geldi. Bu arada bir kaç Haruki Marakami araya sıkıştırmış olsam da. 

Haruki Murakami kitaplarında ne beklemem gerektiğini az çok tahmin edebiliyorum: ailesi ile sorunlu bir ana karakter, alternatif bir dünya, neredeyse kitapta ortaya çıkan her karakterin dinlediği  klasik müzik, fiziksel olarak var olmasa da kediler ve bol kepçe cinsellik,  kadın karakterlerin göğüsleri ve küçük kulakları. Özellikle 1Q84'ü okurken çok sıkıldım. Çok fazla tekrar var, bir karakterin geçmişi ile ilgili kısımlar en az 3-4 kez kopyala yapıştır gibi tekrarlanıp duruyor. Birbirinin cümlelerini tekrarlamalarını işin içine katmıyorum bile, bu Japoncanın konuşma tarzından olabilir sonuçta.  

İçanlatım (yani spoiler) uyarısı:

Konu baş kadın karakterin çocukluk aşkı olan, kaderin onları bir araya getireceğine olan inancı ile, baş erkek karakteri bekleyişi üzerine. Erkek karakterimiz de çocukken karşılaştığı ve üzerinde etki bırakan bu kızı ara sıra hatırlasa da başlarda bunu pek aşk olarak tanımlayamıyorum. Gerçek dünyada birbirlerini arayıp bulmak yerine yazar karakaterlerin birbirlerini arama maceralarını, yine nerden ortaya çıktığı belli olmayan, başka bir boyutta gerçekleştirmeyi seçmiş. Kitap boyunca ikisinin de cinsel tecrübelerini okuyoruz ancak buluştuklarında ikisinin birliktelikleri ile ilgili kısım bana çok yüzelsel geldi. Elbette ikisinin duygularını ifade eden çocuklarındaki bir anlık el tutuşma anları tekrar buluştuklarında da bir kaç kez yinelenerek ikisinin birbirine olan saf duyguları betimleniyor. Bu durumda belki de cinsel birlikteliklerine hiç yer verilmemeliydi.  Bu Haruki Murakami'nin okuduğum 6. kitabı ve kendini çok tekrarladığını düşünüyorum.

Aslında bir yazarı bu kadar üst üste okumamak daha iyi. Diğer okuduğum kitapları arasında dediğim gibi bu -sadede gel artık dediğim oldu- en sıkıcı olandı benim için. Belki de kitapları bu kadar cinsellik içermese kurgu kitapları içinde severek okuyacağım bir yazar olurdu.



3.07.2021

Film

Einstein ve Eddington

Gizli Sayılar (Hidden Figures)

GizliS Sayılar filmini daha çok sevdim. Amerikanın siyahlara karşı yaptıklarını anlamak çok zor. Amerika'ya herkes gitmek istiyor, özgürlükler ülkesi deniyor ama kendimi bildim bileli bu ülkeyi hiç zevememişimdir. Kesinlikle özgür olduğunu da düşünmüyorum. Sadece o seçilmiş zümre için belki.


31.05.2021

Son İzlediklerim

- The Guest (Misafir)
- The Killing Fields (Ölüm Tarlaları) 


Orta Doğu ülkelerini bir bir karışıklığa sürükleyip buradaki insanları göçe zorlayan bazı zümrelerin çıkarları için yapılan savaşın ülkemde de çıkmasından çok korkuyorum.  Her gün duvarlar sanki üzerime üzerime geliyor. Böyle bir ruh halinde de arka arkaya iki savaş filmi izlemek de pek akış karı değildi doğrusu.


"Bir masa başında, hiçbirimizin tanımadığı kimi adamlar bazı kağıtları imzalıyorlar. Ve sonra, önceden dünyanın en büyük suç saydığı ve en şiddetle cezalandırdığı şey, bizim en yüksek gayemiz haline geliyor ve bu yıllar boyunca sürüyor."

"Gencim ben, yirmisindeyim. Ama hayatta bildiğim tek şey umutsuzluk, ölüm, korku. Ve bir acı uçurumun üstüne atılmış sığ, soytarıca bir keyif.... İnsanların nasıl birbirine düşman edildiğini, nasıl ses çıkarmadan, bilmeden, ahmakça, uysalca, masumca birbirlerini boğazladıklarını biliyorum.
Dünyadaki en keskin zekaların bu işkenceyi büsbütün inceltmek ve uzatmak için silahlarla sözler icat ettiğini görüyorum.
Burada ve başka her yerde, bütün dünyada, benim yaşımdaki bütün insanlar aynı şeyleri görüp öğreniyorlar."
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque

6.05.2021

Bu yıl fazla kitap okumayıp, yabancı dil öğrenmeye zaman ayıracağımı söylemiştim ama ne yazık ki hala yavaşlasam da daha çok kitap okuyorum ve yıl neredeyse yarılanmasına rağmen hala dil çalışmaya başlamadım. Çalışmaya çalışıyorum da bir dilden öbürüne atlayıp duruyorum. Bir çalışma planına ihtiyacım var.

Aslında bu yıl daha çok film izlemeye sardım. Yıllardır televizyon açmak aklıma bile gelmezken  son iki üç yıl da internetten bile uzaklaşmışken (yani eskisi gibi anime-Japon dizi/film izlemezken) bu yıl film izlemek istiyorum.

son zamanlarda izlediğim ve aklımda kalan bazı filmler (okuduğum kitapların film uyarlamalarını izlemeyi seviyorum ve genelde biyografik filmleri tercih ediyorum):

12 Kızgın Adam
400 Darbe
Ağ (Net)
Ali
Altın (The Gold)
Amazing Grace

Anna Karenina
Becoming Jane

Benim Babam, Benim Oğlum (Like Father Like Son)
Beyaz Diş

Big Eyes
Billionaire Boys Club

Champions (Şampiyonlar)
Death Poets Society

Deli ve Dahi (The Professor and the Madman)
Elektrik Savaşları

Elizabeth (1998)

Elizabeth: The Golden Age (2007)

Emma

Evim Güzel Evim (Home Sweet Home)

Küçük Kadınlar

Mary Shelley (2017)

Milyoner (Slumdog Millionaire)

Pride & Prejudice (2005)

Radioactive
Rebel In The Rye

Sahaf (The Bookshop)

Sense and Sensibility

Sonsuzluk Teorisi (2015, The Man Who Knew Infinity)
Subay ve Casus

Tanrıyı Oynayanlar (2004, Something the Lord Made)

The Count of Monte Cristo (2002) Monte Kristo Kontu

The Pianist

The Three Musketeers (2011) Üç Silahşörler

Umudun Tarifi  (Sweet Bean)
Vita & Virginia

Woman Walks Ahead

Yapay Oyun (The Imitation Game, 2014)


4.03.2021

Anna Karenina

 

Dört cilt gözünüzü korkutuyor mu? Açıkcası uzun süredir okumayı düşünüyordum ama elim varmıyordu kitabın kalınlığından. Tabi bir de rus edebiyatı olmasından... Ancak hiç de korkulacak gibi değilmiş. Çok rahat okunuyor, bakmışsınız birinci cilt bitmiş bile. İyi bir okuyucu iseniz birini 3 günde okursunuz. Ben yaya yaya okuduğumdan yirmi gün kadar sürdü hepsini okumam.

Kitap Anna Karenina ve onun aşkından çok dönem kitabı. Hikaye dönemin Rusya'sında çoğunlukla üst tabakaların ve alt tabakaların yaşamları, yozlaşmalar, çözülemeyen sorunlar ve en çok da inanç ile ilgili. Anna Karenina'dan çok Levin adlı karakterin hayatını irdeliyor. Ve bu iki karakterin de çevresinde bulunan ortak kişilerin. Anna ve Levin kitap boyunca pek karşılaşmamış olsalarda Anna, Levin'in hayatının şekillenmesinde önemli bir rol oynuyor.