15.08.2026

Supernatural Dizi Eleştiri / 2. sezon (11-22)

!dizi hakkında içerik barındırır! 



Kaynak/Source: https://supernaturalwiki.com/




2.11 Playthings

 

Ava ile ilgili bir şey bulamayan Sam ve Dean, Connecticut, Cornwall'daki Pierpont Inn'de meydana gelen bir dizi gizemli ölümle ilgili Ellen’dan duydukları işi almaya karar verirler. Han, satmayı planlayan bekar anne Susan tarafından işletilmektedir. Susan’ın kızı Tyler, annesi Rose ve yaşlı çalışan Sherwin otelde kalmaktadır. İlk soruşturmada Sam, hanın ölçekli bir modeli olan oyuncak evde son kurbanın cesedini andıran kırık bir oyuncak bebek bulur. Hanın alım işlemleri ile ilgilenen bir adam handaki odasında kendini asar. Ölümü engelleyemediği için öfkelenen Sam, sarhoş olur ve Dean'den John'un son emrini yerine getirmesi için söz vermesini ister. Eğer kötüye dönerse Sam'i öldürecektir. Sam’in bir şey hatırlamayacağını düşünen  Dean kabul eder. Soruşturma sırasında, Sam ve Dean, mülkte hoodoo sembolleri ve Rose'un bu tür folklorla temas kurduğuna dair kanıtlar bulduktan sonra, cinayetleri hoodoo kullanarak planladığından şüphelenirler. Ancak, Rose’un odasına gittiklerinde  onun felç geçirdiğini ve bu tür eylemler yapabilecek durumda olmadığını keşfederler. Sam ve Dean'i annesinin odasında bulan Susan, onlardan hanı terk etmelerini ister. Ancak Sam ve Dean gizlice hana geri dönerler ve Susan'ın hayatını kurtarırlar. Daha önce hiç görmedikleri Maggie'nin Tyler'ın hayali arkadaşı olduğunu ve aslında Susan'ın teyzesi Margaret'in hayaleti olduğunu öğrenirler. Margaret küçükken hanın havuzunda boğulmuştur. Gizemli ölümler, Rose felç geçirdikten ve bu nedenle Maggie'nin hayaletini hoodoo korumasıyla handan uzak tutamaz hale geldikten sonra başlamıştır. Maggie, hanın kapanmasını engellemeye çalışmaktadır. Maggie, Tyler'ı sonsuza dek onunla oynamaya ikna ederek havuza çeker ve onu havuza iter. Maggie, hayatını Tyler'ın hayatı karşılığında takas eden ve kız kardeşi için bir hayalet ve oyun arkadaşı olarak kalmayı teklif eden Rose tarafından havuzdan uzaklaştırılır. Sam, Tyler'ı havuzdan kurtarır ve kısa süre sonra Rose'un öldüğünü keşfederler. Maggie artık yalnız değil, kız kardeşi Rose ile birliktedir.


* Doldurma bir bölüm  gibi görünse de Sam’in bu bölümde Dean’den iblise dönüşürse onu öldürmesi için söz vermesini istemesi ve aslında ne kadar çok insanı kurtarırsa o kadar kaderinden kurtulacağını umması onun durumu ve ileride onu bekleyen bilinmezlikle ilgili ruh halini ortaya koyuyor.

* Connecticut, Cornwall aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri'nin en perili yerlerinden biri olarak kabul edilen terk edilmiş bir yerleşim yeri olan Dudleytown'ın da bulunduğu yerdir. Arazi şu anda Dark Entry Forest Association'a aittir ve dışarıdan gelenlere kesinlikle yasaktır.

 

* Bölüm boyunca The Shining'e birçok gönderme bulunmaktadır: Dean ve Sam'in 237 numaralı odada kalması; ikiz kızlar; filmin sinematografisini anımsatan, hanın koridorlarındaki düşük ses seviyesi; ve Dean'in Sherwin ile konuşmak için hanın barına girdiği sahne, filmdeki bir sahneyi hatırlatıyor. 237 numaralı oda, 1.18 Something Wicked bölümünde de geçiyordu.

*  “Dean: Eski tarz perili evler, biliyor musun? Sis ve gizli geçitler... şımarık İngiliz aksanları. İçerideyken Fred ve Daphne'ye bile rastlayabiliriz. Mmm, Daphne. Onu seviyorum.”

Scooby-Doo - Hayaletleri ve doğaüstü olayları avlayan dört arkadaş ve Scooby-Doo adlı bir köpek hakkında uzun soluklu bir çizgi film serisi. Daphne seksi bir kızıl saçlıydı.

* Dean'in kredi kartında Mahogoff soyadı yazıyor. Urban Dictionary'ye göre "Jack Mahogoff", şakalarda kullanılan mastürbasyonla ilgili bir kelime oyunudur (çok yavaş okuyun!). Bu, 2.14 Born Under a Bad Sign bölümünde Dean'in cep telefonu hesabındaki takma adla aynı.

* “Dean: Evet, belki de cadı doktorumuzu bulduk. Tamam, ben gidip büyükanneyi (boomin’ granny) bulmaya çalışacağım…”   - “Boomin' Granny”, Beastie Boys'un Beastie Boys Anthology: The Sounds of Science albümünde yer alan bir şarkı.

* “Dean: Biliyor musun, gerçekten iyi bir akşamdan kalma ilacı var, kirli bir küllükte servis edilen yağlı bir domuz sandviçi.”   - “Kirli bir küllükte servis edilen güzel, yağlı bir domuz sandviçine ne dersin?” repliği, 80'lerin filmi Weird Science'ın en ünlü repliklerinden biridir.

* Otelde Rose Thompson'ın (büyükanne) yer aldığı sahnelerde kullanılan sinematografi, Alfred Hitchcock'un Psycho filmini oldukça anımsatıyor.

* “Maggie: Bir sürü çay partisi yapabiliriz. Sonsuza dek, sonsuza dek, sonsuza dek.”    - İkizlerin The Shining filmindeki meşhur ürkütücü repliğini anımsatıyor: “Gel ve bizimle oyna Danny. Sonsuza dek, sonsuza dek, sonsuza dek.”

 

* Bu konuda uzman değilim ama boğulan birini böyle düz yatırıp başında kendi kendine canlansın diye beklemezsin sanırım. 

* Arananlar listesinde olan birileri olarak polisin çevresinde oldukça rahat görülüyorlar.

 

 

 2.12.  Nightshifter

Sam ve Dean, Milwaukee, Wisconsin'de bir dizi suç ve intihar olayını araştırmaktadır. Bu olaylarda insanlar iş yerlerinden hırsızlık yapıp, kısa süre sonra da intihar etmektedirler. Soruşturmaları sırasında, "Mandroidler" hakkında komplo teorileri olan Ronald Reznick adlı olayın geçtiği iş yerinde güvenlik görevlisi olarak çalışan bir kişi ile karşılaşırlar. Adamın elindeki kamera görüntülerinden bu suçların failinin aslında (1.06 Skin bölümündeki gibi) bir şekil değiştirici olduğunu ortaya koyar. Şehir kanalizasyonu ile olayların yaşandığı yerleri bağlayan Sam ve Dean, bir sonraki saldırı yerini, Milwaukee Şehir Bankası, belirler. Bankanın güvenlik kamerası kayıtlarını incelemek ve şekil değiştiricinin kim olduğunu bulmak için güvenlik şirketi çalışanı kılığına girerler. Aradıkları kişiyi buldukları anda Ronald’ın silahlı bir şekilde bankaya girdiğini görürler. Ronald'ı kendisine inandıran Dean, bankadaki herkesi kasaya kilitlemesine yardım eder ve şekil değiştiriciyi aramaya başlarlar. Ne yazık ki, şekil değiştiren yaratık bu aşamada zaten görünümünü değiştirmiştir ve Sam, Dean ve Ronald onu bulup öldürmek için peşine düşerken, görünümünün birden çok kez değişmesiyle gerilim artar. Bu sırada polisler dışarıda konuşlanmıştır ve Dean'in hasta bir rehineyi ambulansa götürürken yüzünü görmeyi başarırlar. Dean'in kimliği tespit edildikten sonra FBI gelir ve bir ajanın Winchester kardeşleri bir süredir takip ettiği ve onların geçmişi ve çocuklukları hakkında bazı ayrıntıları bildiği ortaya çıkar. Ronald, şekil değiştiren yaratığı kovalarken bir polis keskin nişancısı tarafından vurularak öldürülür. SWAT ekipleri binaya sızarken Dean, şekil değiştiren yaratıkla savaşır ve sonunda onu öldürür. Sam ve Dean, SWAT ekibi üniformaları içinde binadan kaçmayı başarırlar.

 

* Sam'in FBI kimliğinde adı "Han Solo" olarak geçiyor, bu da bir Yıldız Savaşları göndermesi. Dean'in FBI kimliğinde ise ya 24 dizisinden "Jack Bauer" ya da yazar Tom Clancy tarafından yaratılan kurgusal bir karakter olan "Jack Ryan" olarak geçiyor. Yani herkes kimlik soruyor ama kimlikleri kimse okumuyor :D

 

* Ronald’ın gösterdiği Fortean Times dergisinin kapak hikayesi popüler televizyon dizisi Doctor Who'ya gönderme yapan Cyberman hakkında bir makale.

* Ronald, teorik Mandroid'lerini Terminator 2'deki T-1000'e benzetiyor.

* Dean’in Sam’e hitabı Agent Johnson, Die Hard filmindeki FBI ajanlarına olası bir gönderme olabilir.

* Popüler kültürde Siyah Giyen Adamlar, UFO gören insanları tehdit etmek ve taciz etmekle görevli hükümet ajanları olarak düşünülür.

* Bonnie Parker ve Clyde Barrow, Büyük Buhran sırasında Amerika Birleşik Devletleri'nin orta kesimlerinde dolaşan kötü şöhretli suçlulardı. "O, senin Clyde'ına karşılık gelen Bonnie'si" repliği aslında "The Usual Suspects" senaryosunda yer alıyordu, ancak son haline dahil edilmemiş.

* Harry Houdini, ünlü bir sihirbaz ve kaçış sanatçısıydı.

* Timothy McVeigh, 1995'teki Oklahoma City bombalamasındaki rolü nedeniyle mahkum edilip idam edilen Amerikalı bir teröristti.

* Şekil değiştiren varlık erkek kılığına girmiş olmasına rağmen, kadına dönüştüğünde, bir şekilde kendi suretindeki kıyafetleri çıkarmadan bir kadın iç çamaşırı edinmişti.

 

İnsan    Shapshiter

 

Shapeshifter – İnsan

 



- Bu arada banka müdürüne ne oldu?

  

* Adam sağdan vuruluyor ama vurulma sonrası yara yani kan çıkışı sol altta.

* FBI ajanı, Dean’e annesinden babasına tüm yaptıklarını sayıyor, kaçtıklarını biliyor ama kardeşlerin arabaları için arama emri çıkaramıyor mu?

 

2.13 Houses of the Holy


Hemşire kılığında Sam, bir psikiyatri kliniğinde Carl Gully adlı bir adamı öldüren ve bir meleğin kendisine bunu yapmasını söylediğini iddia eden kadınla görüşür. Dean ise bankadaki olaylardan sonra hakkındaki haberler nedeniyle otel odasında kalmıştır. Sam, kadının hikayesini anlattığında Dean melekler fikrine alaycı yaklaşır. Kadının evinde bir şey çıkmayınca kurbanın evine bakmaya karar verirler çünkü kadın meleğin kendisine işaret verdiğini söylemiştir. Adamın bodrumunda gömülü ceset bulurlar. Gece boyunca başka bir cinayet daha işlenir. Bir adam tanımadığı birini öldürür ve bir meleğin kendisine kimi öldüreceğini söylediğini iddia eder. Kurbanın evini araştırırken, bilgisayarında internet üzerinden yaşı küçük bir kızı takip ettiğine dair kanıtlar bulurlar. Dean, her iki kurbanın da aynı kiliseye, Melekler Meryem Ana Kilisesine gittiğini keşfeder. Kiliseyi ziyaret eder ve Peder Reynolds ile konuşurlar. Peder Reynolds Tanrı’dan yardım istediği dışında onlara yardımcı olacak hiçbir şey vermez. Ta ki kilisenin merdivenlerinde vurulan meslektaşı Peder Thomas Gregory'den bahsedene kadar. Dean, bunun intikamcı bir ruh olan Peder Gregory olabileceğini, insanları, suç sırlarını bildiği cemaat üyelerini öldürmeye zorladığını düşünür. Sam ise şüphecidir. Bunun Tanrı'nın işi olabileceğinde ısrar eder ve Dean'e düzenli olarak dua ettiğini de söyler. Kardeşler, Peder Gregory'nin gömülü olduğu kilisenin mahzenini araştırmak için geri dönerler. Farklı odalardayken, söz konusu melek Sam'e görünür ve ona öldürmesi gereken birinin, kötülük yapmaya hazırlanan birinin işaretini vereceğini söyler. Dean ise Peder Gregory'nin ruhu olduğuna emindir ve ruhunu çağırmayı önerir. Çağırma için gerekli malzemeleri satın alırken, Sam meleğin öldürmesini istediği adamı görür. Dean adamın peşinden gider ve Sam'den ruh çağırma seansını yapmasını ister. Peder Reynolds  Sam’i bulur ve Sam ona durumu anlatmak zorunda kalır. Bu arada Peder Gregory görünür ve kendisinin bir melek olduğuna inanmaktadır. Ancak Peder Reynolds Son Ayinleri okuyarak ruhunu huzura kavuşturur. Bu sırada Dean, Sam'in teşhis ettiği adamı takip eder ve bir kadına saldırırken onu durdurur. Adamın arabası bir kamyonla neredeyse çarpışana kadar onu kovalar. Kamyondan fırlayan metal bir boru adama saplanıp ölümüne neden olmuştur. Motelde Sam, Dean'e inancının kendisi için neden önemli olduğunu açıklar. Dean, adamın nasıl öldüğünü anlatır ve bunun Tanrı'nın eli olabileceğini düşündüğünü söyler.

* Dean, bir önceki banka soygunu olayı nedeniyle arandığından ortalıklarda görünmemek için odada kalıyor. Ama Sam’in de onun yanında olduğu bilinirken o niye aranmıyor? Ve ayrıca sonra araba ile çok rahat şehirde dolaşıyorlar.

 


* Kaza oluyor ve kimse arabadan inip ne olduğuna bakmıyor mu yani?

* Rahibin günahkâr insanları öldürmek için bir fahişe ve bir alkoliği seçtiğini görüyoruz. Ve Sonra Sam’i de seçiyor. Bu onun suçluluk duygusundan mı kaynaklanıyor. Kaderinden kurtulmak için duyduğu yoğun arzudan mı. Bu durumda diğer ikisi için de aynısı geçerli denebilir belki?

* Houses of the Holy, Led Zeppelin'in 1973 tarihli bir albümünün adıdır. Aynı zamanda Led Zeppelin'in Physical Graffiti albümünde (1975) yer alan ve Dean'in telefonunda kayıtlı olan "Kashmir" şarkısını da içeren bir şarkının adıdır. Tesadüfen, Houses of the Holy albümündeki yedinci şarkı "No Quarter"dır - Dean, Magic Fingers'ı kullanırken bozuk paraları biter.

Dean'in telefonunda dinlediği şarkı olarak "Led Zeplin - Kashmir" yazıyor. Ancak, kulaklıklarından duyduğumuz şarkı bu değil. Aslında çalan şarkı Jamie Dunlap'ın "Down on Love" şarkısı. Dean'in telefonu 2006 model Verizon Chocolate.

* 2. Sezon DVD ve Blu-ray özel içeriği "Şeytanın Yol Haritası"na göre, insanlara öldürme emri veren bir melek fikri, Rainer Maria Rilke'nin Duino Ağıtları'ndan biri olan "İkinci Ağıt" şiirinden esinlenilmiştir. Ölen bir rahibin kendisini melek sanması fikri ise Danışman Yapımcı Ben Edlund'dan gelmiştir.

* "Cocoa Puffs'a bayılıyorum! (I'm cuckoo for Cocoa Puffs)" ifadesi, Cocoa Puffs kahvaltılık gevreğinin reklamlarında kullanılan sloganlardan biridir.

* “Dean: Ama o gerçekten bir melek tarafından dokunulduğuna inanıyor, değil mi? … Evet. Roma Downey onu bunu yapmaya zorladı.”   - Melek Tarafından Dokunulmuş adlı TV dizisine göndermeler.

* The 700 Club / 700 Kulübü, dini odaklı bir haber ve sohbet programıdır.

* “Sam: Ruh çağırma seansı mı? Harika! Umarım Whoopi müsaittir.”    Whoopi Goldberg'in ruhlarla iletişim kurabilen medyum karakterine gönderme yapan "Ghost" filmine bir atıf.

 

 

2.14 Born Under a Bad Sign

 

Dean deli gibi, birden ortadan kaybolan Sam’i aramaktadır. Ellen’le konuştuktan sonra Sam telefon eder. Dean aceleyle Sam’in yanına gider ve onu bir motelde hiçbir şey hatırlamaz halde bulur. Üstü başı kan içindedir. İzleri takip ederek bir kişinin evine ulaşırlar. Sam bir adamı öldürmüştür ve adam bir avcıdır. Dean izlerini siler ve oradan ayrılırlar. Otel odasında Sam Dean’e onu öldürmesi için ısrar eder ama Dean bunu yapmaz ve Sam onun pişman olacağını söyleyerek onu bayıltır. Daha sonra Jo’nun çalıştığı bara gider. Ona babasının ölümü ile ilgili başka şeyler söyler. Dean uyanınca Sam’i telefonundan takip eder. Sam bu sefer Jo’yu kullanarak Dean’i onu öldürmeye zorlar ama Dean yine kabul etmez ve kutsal suyu kullanır. Sam bir iblis tarafından ele geçirilmiştir. İblis Dean’i yaralayarak kaçar.  İblis’in bir sonraki durağı yakınlardaki Bobby’dir. Ama Boby onu kutsal su ile tuzağa düşürür. İblis’in Meg olduğunu öğrenirler. Meg’in yaptığı bağlama büyüsü nedeniyle iblis çıkarma ayininde başarısız olurlar. Meg Dean’i öldürmeden önce Bobby, Sam’in kolundaki sembolü yakarak büyüyü bozar ve iblis kaçar.

Bir kez daha Dean’in kardeşini öldürmemek için direndiğini görüyoruz. Dean babasının Sam’i ancak kurtaramazsa öldürmesi gerektiğini söylediğini ifade ediyor ve ne olursa olsun onu kurtaracağına inanıyor. Ya da Sam’in bir canavara dönüşmeyeceğine gerçekten inanıyor mu?

 

* “birana kutsal su kattım. Sam fark edemezdi ama sen Sam değilsin değil mi?”

Buradaki repliği başta anladığımı söyleyemem. Sonra Sam’i etkilemeyeceği için fark etmeyeceğini anladım. O yüzden fark etmek “notice” yerine neden etkilemezdi “wouldn’t be effected” dememişler acaba.

* "Born Under a Bad Sign", blues müzisyeni Albert King'in aynı adlı şarkısına ve albümüne bir göndermedir.

* İblis Sam, motel odasına giriş yaparken kullandığı isim Richard Sambora, Bon Jovi gitaristi Richie Sambora'ya bir göndermedir. Dean'in bunun Sam'in Bon Jovi hayranı olduğunu ima etmesinden rahatsız olduğunu belirtmesi, muhtemelen Jared Padalecki'nin Jon Bon Jovi ile birlikte rol aldığı "Cry Wolf" filmine bir göndermedir.

* Unabomber (gerçek adı Ted Kaczynski), 1970'lerden 1990'lara kadar çeşitli üniversitelere ve havayollarına gönderdiği posta bombalamalarıyla kötü şöhrete sahipti.


* Dean’in Sam’in yanına giderken gösteren bu yol çekimi daha önceki 1.04 Phantom Traveler bölümünde uçağın pilotunun düştüğü yere giderlerken kullanılan Nazareth 3 yolu ile aynı.

 
* Sam’in çaldığı araba 10. bölümdeki ile aynı araba mı acaba


2.15 Tall Tales

 

Dean ve Sam, bir üniversite kampüsünde zina yapan bir profesörün intiharını araştırırlar. Suçlu olarak en muhtemel görünen yerel şehir efsanesi yalan çıkar. Ardından bir üniversite öğrencisi, bir uzaylı tarafından kaçırıldığını bildirdiğinde küçük düşürülür. Şaşkın ve birbirlerine karşı giderek daha düşmanca davranan Sam ve Dean, bir başka şehir efsanesi gerçeğe dönüşürken hiçbir cevap bulamazlar: Deneylerinde hayvanları kullanan bir bilim insanı, kanalizasyonda bir timsah tarafından öldürülür. İlerleyemeyen Sam ve Dean, Bobby’den yardım isterler. Bobby, Dean ve Sam'in dava hakkındaki hikayelerini ve birbirlerine olan sinir bozucu davranışlarını dinler ve bir Hilebaz'ın iş başında olduğunu anlar. En muhtemel suçluyu bulurlar: Ölümlerin meydana geldiği kampüs binasındaki bir hademe. Hilebaz, kaçmak için Dean ile pazarlık yapmaya çalışır, ancak üç avcı onu tuzağa düşürür ve Dean, Hilebaz'ı kalbinden kazıkla öldürür. Üçlü binayı terk ettikten sonra, Dean'in kazığa sapladığı ceset kaybolur ve gerçek Hilebaz ortaya çıkar. Ayrılırken, Sam ve Dean birbirlerinden özür diler.

* Dean ve Sam, geriye dönüşlerle gösterilen olaylara dair birbirleriyle çelişen anlatımlarını Bobby'ye aktarmaları ve Bobby'nin de gerçeği belirlemesi, 1950 yapımı Rashomon filmine bir göndermedir. Rashomon filminde de dört kişi, geriye dönüşlerle gösterilen olaylara dair birbirleriyle çelişen versiyonlar anlatır ve son anlatım doğru kabul edilir. Bu anlatım tekniği, John Shiban'ın (bu bölümün yazarı) ortak yapımcılığını üstlendiği "Bad Blood" adlı X-Files bölümünde de kullanılmıştır.

* Özellikle Loki ve Anansi isimleriyle anılan Hilebaz karakterinin kullanımı, Eric Kripke'nin hayranı olduğunu itiraf ettiği romancı ve çizgi roman yazarı Neil Gaiman'ın eserlerine bir göndermedir. Gaiman, kurgularında sık sık Hilebaz karakterleri kullanır ve son romanı esas olarak Anansi ile ilgilidir. 2. Sezon DVD ve Blu-ray özel bölümü "Şeytanın Yol Haritası"nda Halkbilimci Sandy (S.E. Schlosser) tarafından bahsedilen diğer halk hikâyelerindeki Hilebazlar arasında Shakespeare'in Puck'ı, Coyote, Raven/Crow ve Br'er Rabbit yer almaktadır.

* Dean, Sam'e "Binbaşı Tom" diye hitap ediyor. Bu, David Bowie'nin "Space Oddity" şarkısına bir gönderme. (Sam'in olaylar versiyonunda) sarışın barmenin "Starla" ismi, muhtemelen Simpsonlar'a bir gönderme; dizide aynı isimde, abartılı sarışın bir barmen vardır.

-* Poindexter; ilk olarak 1958'de Felix the Cat televizyon çizgi film serisinde bir karakter olarak tanıtılan bir terim olup günümüzde aşırı derecede inek, bilgisayar meraklısı veya kitap kurdu olan kişiler için kullanılmaktadır.

 

  
* Hilebaz, bir yamyamın elektrikli testere kullandığına dair bir haber içeren Weekly World News'ü okur -diğer numaralarını da bu dergiden aldığı görülür- ve daha sonra bu yamyamı Sam, Dean ve Bobby ile savaşması için kullanır. Bu, Teksas Testere Katliamındaki Leatherface'e bir gönderme olabilir; ancak dergide  gösterilen yamyamın ailesini öldürdüğü söylenirken, Leatherface ve ailesi birlikte çalışan yamyamlardır.

 
2.16 Roadkill

 

Molly McNamara ve kocası David, Nevada'daki 41 numaralı otoyolda araba kullanırken yolda duran bir adam görürler. Adama çarpmamak için kaza yaparlar. Molly, ğaca çarpmış arabanın içinde uyanır ama kocası ortada yoktur. Onu ararken bir ev bulur. Yolda gördüğü adam, kanlar içinde ve iç organları dışarı çıkarılmış halde belirir ve onu kovalamaya başlar. Molly yola geri koşar ve Sam ve Dean'in kullandığı arabayı durdurur. Onlara hikayesini anlatır ve yardım ister. Onlara arabanın olduğu yere götürür ama araba ortadan kaybolmuştur. Sam ve Dean onu polise götürmeyi önerirler ama yolda bir adam belirir. Dean direksiyonu kırmak yerine adamın üzerine sürüp içinden geçer. Kardeşler Molly'ye adamın Jonah Greely olduğunu ve on beş yıl önce bu yolun bu bölümünde öldürüldüğünü açıklar. Her yıl ölüm yıldönümünde cezalandıracak birini bulduğunu söyleyerek Jonah'ı durdurmak için cesedini bulup kemiklerini tuzlayıp yakmaları gerektiğini anlatırlar. Molly ile birlikte  Greely’nin evini aramaya başlarlar. Jonah, Molly'yi tuzağa çekip saldırır. Dean onu tuz mermisi ile etkisiz hale getirir. Evi bulduklarında Jonah ve karısına ait fotoğraf albümü ve mektuplar bulurlar. Dean, Jonah'ın ölümünden sonra kederden intihar eden karısının cesedini bulur. Jonah geri döner ve Molly'yi yakalayıp işkence etmek için kulübesine götürür. Sam, Jonah'ın evin yakınında bir ağacın mezar taşı olarak kullanıldığı bir yere gömüldüğünü fark eder ve Dean Molly'yi kurtarmaya giderken o da mezarı kazar. Jonah ve Dean dövüşürken Sam cesedini ortaya çıkarıp yakmayı başarır. Kardeşler Molly'yi kasabaya götürüp, ona kocasının hayatta olduğunu ve başka biriyle evlendiğini gösterirler. Molly'ye kocasının on beş yıl önce, Jonah Greely'nin öldüğü araba kazasında öldüğünü açıklarlar. Molly bu gerçeği kabullenememiş ve o geceyi tekrar tekrar yaşamaktadır. Sonunda gerçeği kabul eder ve ruhu artık gider.

* “Dean: Ürkütücü tuğla yoldan ilerleyin.”   - Oz Büyücüsü: Dorothy ve arkadaşları, Büyücü'ye ulaşmak için sarı bir tuğla yoldan ilerlerler.

* “Dean: Sammy bu tür şeylerde hep biraz J. Love Hewitt'e benziyor.”   - Hayalet Fısıldayıcısı, Jennifer Love Hewitt'in Melinda Gordon rolünde oynadığı, hayaletlerle iletişim kurabilen ve onlara huzur getirme konusunda uzmanlaşmış bir TV dizisiydi. Dean, 1.10 Asylum bölümünde benzer bir gönderme yapmıştı.

* “Dean: Pekala, Haley Joel. Hadi yola koyulalım.”  - Haley Joel Osment, Altıncı His filminde ölüleri görebilen ve onlarla konuşabilen genç bir çocuğu canlandıran bir aktördür.

 
* Kadın hayalet ama normal canlı bir insan gibi hareket ediyor ve Sam ile Dean onu görüyor. Oysa Dean bedeninden dışarıdayken normal bir insan gibi davranamıyordu ve kimse onu görmüyordu. Diğer bölümlerde de hayaletleri kameradan görüyorlardı ya da anlık hayaletler kendilerini gösterirdi. Dean’e ölüm meleği eğer dünyada ruh olarak kalırsa zamanla kötü bir ruha dönüşeceğini söylemişti ama kadın uzun bir zamandır ortada dolanıyor ve hiçbir şey olmamış. Üstelik bir hayalet diğer hayalete saldırmak için cam çerçeve kırıyor. Sanırım programın tek bir hayaletler şudur tanımı yok.

 

2.17 Heart

 

Sam ve Dean, kurt adam kaynaklı olduğundan şüphelendikleri şiddet içeren ölümleri araştırmak için San Francisco'ya giderler. Cesedi bulan ve son kurbanın asistanı da olan Madison'ı ziyaret ederler. Madison, patronunun ara sıra kendisine sarkıntılık ettiğini ve ölüm gecesi şiddet yanlısı eski erkek arkadaşı Kurt'ü bir barda onları izlerken gördüğünü anlatır. Kardeşler, Kurt'ün dairesinin yakınlarında kurt adam aktivitesine dair işaretler keşfederler ve duydukları gürültüleri takip ettiklerinde yakındaki bir ara sokakta bir polis memurunun cesedini bulurlar. Madison'ın güvenliğinden endişe  etmektedirler ve Sam, Dean Kurt'ü araştırırken Madison'ın yanında kalır. Sam ve Madison arasında belirgin bir çekim vardır ve Madison flört ederken Sam utangaçtır. Madison yatana kadar geceyi televizyon izleyerek geçirirler. Kurt’ün evini izleyen Dean gürültü duyunca eve dalar ve Madison’un kurt adam olarak Kurt’ün cesedinin üzerinde görür. Onu gümüş bir bıçakla hafifçe yaralamayı başarır ancak Madison Dean’i bayıltarak kaçar. Sam, Madison'ı sorgular. Onun bir ay önce bir saldırıda ısırıldığını ve enfekte olduğunu anlar. Sam, John'un günlüğünde, bir kurt adamın dönüştürücüsü öldürülürse lanetten kurtulacağını öne süren bir bilgi olduğundan bahseder. Sam, Madison'a göz kulak olurken, Dean önceki kurbanların saldırıya uğradığı yere gider. Genç bir kadını bir kurt adamın saldırısından kurtarır ve saldırganı öldürür. Kurt adamın Madison'ın komşusu Glen olduğu ortaya çıkar. Sam ve Dean, ertesi gece Madison'la birlikte kalırlar. Madison dönüşüm geçirmeyince iyileştiğini varsayarlar. Ancak o gece, dolunay yükselirken, Sam, Madison'ın daireden kaçmadan önce tekrar kurt adama dönüştüğüne tanık olur. Ertesi gün Madison, korkmuş ve kafası karışmış bir halde Sam'i arar. Dean, onu iyileştirmenin hiçbir yolu olmadığını doğrulayınca, Madison bir canavar olarak yaşamak istemediği için Sam'den kendisini öldürmesini rica eder. Perişan ve isteksiz olsa da başka bir alternatif görünmeyince, Dean'in bunu kendisinin yapma teklifine rağmen Sam, Madison'ı öldürür.

* Dean, kendisini ve Sam'i "Dedektifler Landis ve Dante" olarak tanıtıyor. John Landis, 1981 yapımı kurt adam korku filmi "An American Werewolf in London"ı, Joe Dante ise "The Howling"i yönetti.

* “Dean: Sence o bizim Köpek Yüzlü Çocuk mu?”  -  Fedor Jeftichew - daha çok Köpek Yüzlü Çocuk Jo-Jo olarak bilinen - 1884'te P.T. Barnum tarafından ABD'ye getirilen ünlü bir Rus gösteri sanatçısıydı.

* “Dean: Bence Kurt, Cujo'ya giderek daha çok benziyor.”   - Cujo, insanları öldüren kuduz bir Saint Bernard köpeği hakkında bir Stephen King kitabı ve filmidir.

* Sam ve Madison’un izlediği dizi "All My Children".

* Sam, Madison'ın evinde 1957 yapımı western filmi "3:10 to Yuma"yı izlerken, farkında olmadan Madison kaçıp Kurt'u öldürüyor.

* “Dean: Şimdi de Köpek Fısıldayıcısı mı oldun?”   - Cesar Millan'ın sunduğu Köpek Fısıldayıcısı, Cesar Millan'ın sorunlu köpeklerini eğitmelerine yardımcı olduğu bir reality şovuydu.

* Madison'ın, bir canavar olarak yaşamak istemediği için Sam'den kendisini öldürmesini istemesi, Sam'in 2.14 Born Under a Bad Sign bölümünde Dean'e yaptığı yalvarışı yakından yansıtıyor. Ayrıca bununla belki de Sam’e Dean’den Playthings bölümünde kendisini öldürmesini istediğinde nasıl bir talepte bulunduğuna empati yapmasını sağlamıştır.

* Kadının getirip çamaşırlarını Sam’in önüne döküp katlaması saçma bir hareketti. Karakterleri flört etmenin başka yolunu bulamamışlar mı?

* Madison, Jess'ten sonra Sam'in ikinci ölen kız arkadaşı denilebilir mi? Jess onun yüzünden ölmüştü. Madison'u ise öldürmek zorunda kalıyor.

 

 

2.18 Hollywood Babylon

McG'nin yönettiği Hell Hazers II: The Reckoning filminin setinde bir sahne görevlisi öldürülür ve filmin yıldızı Tara Benchley, cesedin yakınında bir hayalet gördüğünü bildirir. Dean, Madison'ın ölümünden sonra Sam'i Los Angeles'a bir süreliğine gelmeye ikna etmiştir ancak Sam kendini tamamen işe vermek istemektedir. Film meraklısı olan Dean, filmin en sevdiği aktrislerden biri olan Tara'nın oynadığı bir korku filmi olduğunu öğrenince heyecanlanır. Kardeşler, sahne görevlisinin ölümünün stüdyo yöneticileri tarafından filmin ilgisini çekmek için uydurulduğunu kısa sürede keşfederler. Ancak daha sonra bir stüdyo yöneticisi olan Brad Redding, bir hayaletle karşılaştıktan sonra setin ortasında ölür. Dean, gizlice ekibe katılarak bir yapım asistanı olarak işe koyulur ve bu işi benimser. Sam ve Dean, 1920'lerde genç bir aktrisin, bir stüdyo yöneticisi tarafından baştan çıkarılıp sonra terk edilip işten çıkarıldıktan sonra intihar ettiğini keşfederler. Onu Hollywood Forever Mezarlığı'nda gömülü bulurlar ve kemiklerini tuzlayıp yakarlar. Başka bir yapımcı olan Jay Wiley öldürüldükten sonra, Sam film senaryosundaki Latince ifadelerin gerçek bir çağırma ritüeli olduğunu fark eder. Senarist Martin Flagg ile yüzleşirler ve Flagg, senaryodaki gerçek ritüellerin, yazar Walter Dixon'ın orijinal senaryosundan kalan tek şey olduğunu itiraf eder. Dixon, Flagg'i öldürmek için sete çeker, ancak Sam ve Dean onu kurtarmak için zamanında yetişirler. Walter, gerçek hayaletleri çağırdığını ve senaryosunu mahvetmekten sorumlu gördüğü kişileri öldürmeye zorladığını itiraf eder. Onu durduramadan, Walter kullandığı tılsımı yok eder. Bu, kullanıldıkları için öfkelenen ruhları serbest bırakır ve ruhlar Walter'a saldırarak onu öldürürler.

* Bölüm başlığı, Kenneth Anger'ın 1920'lerden 1950'lere kadar Hollywood skandalları hakkındaki kitabından alınmıştır.

* Yönetmenin Tara'ya gösterdiği  CG canavarının konsept çizimleri, alevli bir kafatasına sahip olan ancak testere yerine alevli bir kırbaç kullanan Marvel çizgi roman karakteri Ghost Rider'ı anımsatıyor.

* McG, Supernatural, The Pussycat Dolls Present: The Search for the Next Doll ve The OC'nin yapımcısı ve Charlie's Angels ile Charlie's Angels: Full Throttle'ın yönetmenidir. Gerçek McG, ekibin sahte McG'yi dinlediği sahnede Sam ve Dean'in arkasında dururken görülebilir.

* "FX'te Ivan" diye bir çağrı duyuluyor, bu da VFX Süpervizörü Ivan Hayden'a bir gönderme. Yardımcı Prodüksiyon Koordinatörü Lesley DeHaan, sette P.A. olarak görünüyor.

* “Dean: Hey, "Creepshow"un burada çekildiğini biliyor musun?”  - Creepshow, Stephen King tarafından yazılan ve George A. Romero tarafından yönetilen bir korku antoloji filmidir.

* “Tur Rehberi: Şimdi, sağda, işte Stars Hollow. Burası Gilmore Girls televizyon dizisinin çekildiği yer. Ve eğer şanslıysak, dizinin yıldızlarından birini bile görebiliriz.”  - Sam aktörü Jared Padalecki, Gilmore Girls'te Dean Forester rolünü oynamıştır.

* Dean’in Matt Damon ile ilgili “muhtemelen bir rol için araştırma yapıyordur.” ifadesi Matt Damon'ın Good Will Hunting filmindeki dahi hademe rolüne bir gönderme.

* “Dean: Poltergeist filmi gibi. Kültürel mirasın hakkında hiçbir şey bilmiyorsun, değil mi?”   -  Poltergeist filminin setinin lanetli olduğu ve gerçek insan kemiklerinin dekor olarak kullanıldığı söylentileri vardı.

* Tara'nın soyadı Benchley, Jaws'ı yazan yazar Peter Benchley'e bir gönderme olabilir.

* Oyuncular kulübede çekime başlamadan önce, ses kayıt cihazında "6. Çekim, 6. Sahne, 6. Çekim" yazısı belirir. 666 sayısı şeytana bir göndermedir ve "kötü" bir sayı olarak kabul edilir. Supernatural da dahil olmak üzere sayısız korku romanında ve filminde kullanılmıştır.  (1.13 Route 666.)

* Martin Flagg ve Walter Dixon, Stephen King tarafından yazılan Kara Kule (veya Silahşör) serisinde Maerlyn olarak bilinen karaktere göndermelerdir. Walter, sihir ve büyücülükte ustadır.

* Boogeyman filminin senaryosunu Eric Kripke yazmış ve 2006 Paley Festivali'nde filmin, öz ve ruhtan yoksun olduğu için çok iyi olmadığını itiraf etmiştir.

* “Dean: Metalstorm: The Destruction of Jared-Syn filminde Çöl Askeri Dört Numara mıydınız?”   - Metal Storm: The Destruction of Jared-Syn, 1983 yapımı bir bilim kurgu/uzay çağı western filmidir. Critters 3 ise 1991 yapımı bir korku filmidir. Bu filmlerin hiçbirinde Gerard'ı canlandıran oyuncu (R. Nelson Brown) rol almamıştır.

* “Gerard: Bugünlerde her şey yeni medya ve ilgi çekmekle ilgili. Bana yeni 'yalnız kız' diyorlar.”   - Bu, aslında bir film anlaşması yapmayı uman bir aktris tarafından canlandırılan YouTube video blogcusu lonelygirl15'e bir gönderme.

* Sense memory / Duyusal hafıza, metot oyunculuğunda kullanılan bir tekniktir; bu teknikte oyuncu, canlandırdığı karakterlerde gerçek bir tepki uyandırmak için kişisel deneyimlerinin duyusal yönlerinden yararlanır.

* “Dean: Bu tıpkı Üç Adam ve Bir Bebek'in tekrarı gibi...”  -  Artık çürütülmüş olan, Üç Adam ve Bir Bebek filminde arka planda görünen ve sette kimsenin varlığını hatırlamadığı bir çocuğun yer aldığı sahnede ruh fotoğrafçılığı yapıldığı teorisine atıfta bulunuyor. İronik bir şekilde, bu teori filmin video kiralamalarını artırmak için ortaya atılmış. Tıpkı kanalın, Hell Hazers II: The Reckoning filminin tanıtımını yapmak için Gerard'ı sette ölümünü taklit etmesi için işe alması gibi.

* Dean, asistan olarak çalışırken şarkıcı Ozzy Osbourne'a atıfta bulunarak "Ozzy" adını kullanıyor.

* “Dean: Hayır, Tara'da 20 kodu yok, sanırım 10-100 arasında.”  -  Dean, Vatandaş Bandı radyo kodlarını kullanıyor. '20' konum anlamına, '10-100' ise molada/tuvalette anlamına gelir.

* Bölümde ruh çağırmak için kullanıldığından bahsedilen “Enochian”, meleklerin kullandığı bir dildir ve daha sonra dizinin dördüncü sezonunda meleklerin tanıtılmasıyla birlikte kullanılacaktır. Gerçekte ise okültist John Dee tarafından icat edilmiştir.

* “Dean: Come out to the coast, we'll get together, have a few laughs / Sahile gideriz, takılırız, eğleniriz...”   -  Bu, Bruce Willis'in Die Hard filmindeki John McClane karakterinin bir repliği. (Türkçe çevirilerde bir hayalet yakalayabilinicez gibi bir şey demişler burada)

* Martin'in ofisinde ayrıca 2.02 "Herkes Palyaçoyu Sever" bölümünden bir görüntünün yer aldığı "Etobur Karnavalı" posteri de bulunmaktadır.


* Adamın asıldığı sahnede ipin adamın boynunda olmadığı çok belli

 

2.19 Folsom Prison Blues

 

John Winchester'ın eski denizci arkadaşı olan hapishane müdürlüğü yapmakta olan Deacon, Sam ve Dean'den yardım ister. Kullanılmayan bir hücre bloğu yeniden açıldıktan kısa bir süre sonra doğaüstü bir şey insanları öldürmeye başlamıştır. Kardeşler, hapishaneye girebilmek için kendilerini tutuklatır. Ancak tutuklanmaları, Milwaukee'deki banka soygununa karıştıklarından beri onları takip eden FBI Özel Ajanı Victor Henriksen'in gelişiyle tehlikeli bir hal alır. Hapishanede Dean bir kavga sonucu hücre hapsine düştüğünde, doğaüstü katilin başka bir mahkûmu öldürmesine şahit olur. Sam, kötü şöhretli bir katil olan Mark Moody'nin eski hücre bloğunda öldürüldüğünü ve kan izlerinin ruhu hapishaneye bağlayabileceğini düşünür. Kart oyununda sigara kazandıktan sonra Dean, sigaraları çakmak gazıyla takas eder. Yemekleriyle birlikte verilen tuzla birleşince, ruhu kovmak için gerekli araçlara sahip olurlar. Dean, Tiny adında bir mahkûmla kavga çıkararak dikkatleri üzerine çekerek Sam’in eski hücre bloğuna gizlice gitmesine ve ölen mahkûmun kan kaplı yatağını yakmasına olanak tanır. Ancak hapishane revirinde Dean bir hemşirenin hayaleti tarafından saldırıya uğrar. Biraz tuzla onu savuşturmayı başarsa da hayalet Tiny'yi öldürür. Sam ve Dean, hayaletin revirde mahkumları öldüren ve daha sonra bir isyan sırasında kendisi de öldürülen Hemşire Glockner'a ait olduğunu öğrenirler. Dean, avukat Mara Daniels'tan Hemşire Glockner'ın nerede gömülü olduğunu öğrenmesini ister. Dean, Sam ile hapishanede kalıp bilgiyi alana ve işi bitirene kadar beklemeleri gerektiği konusunda tartışır. Sam önceden planladıkları kaçışı gerçekleştirmeleri konusunda ısrar etmektedir. Kavga etmeye başlarlar ve gardiyanlardan biri onları götürür. Deacon onlara Mara’nın zarfını verir. Dean'in isteği üzerine araştırmayı yapmıştır. Anlaşma gereği, Deacon, onların kaçmasına yardım eder. Kaçıştan sonra, Henricksen Deacon'ı ve avukatı sorgular ve avukatın onlara bilgi verdiğini öğrenir. Bu sırada Sam ve Dean bir mezarlıkta Hemşire Glockner'ın kalıntılarını tuzlayıp yakmaktadırlar. FBI gelir, ancak yanlış mezarlığa gönderildiklerini fark ederler.

* "Folsom Hapishanesi Blues", Johnny Cash'in bir şarkısının adıdır.

* Randall, bölümün başında hücresinde Kit Marlett tarafından yazılmış kurgusal bir ucuz dergi olan The Apollo Gate'i okuyor. 'Kit Marlett' adı, Supernatural'ın 1-3. sezonları arasında 15 bölümünde ikinci yardımcı yönetmenlik yapmış olan Kit Marlatt'a bir gönderme olabilir.

* “Dean: Buna 'Mavi Çelik' diyorum...”  - Blue Steel / Mavi Çelik, Zoolander filmindeki Derek Zoolander'a ait bir modellik pozunun adı.

* “Dean: Dur, kim daha iyi görünüyor, ben mi yoksa Nick Nolte mi?”   - Nick Nolte 2002'de alkollü araç kullanmaktan tutuklandığında, sabıka fotoğrafında dağınık saçlı ve Hawaii gömleği giymiş halde görünüyordu.

* Hapishanede gözyaşı dövmeleri, bir kişinin birini öldürdüğünü veya yakınlarından birinin öldürüldüğünü gösterir. Kaliforniya'daki çetelere ait bir olay. Bu bölümde, Johnny Depp'in "Crybaby" adlı eski bir filmine gönderme olarak yorumlanabilir; filmde karakteri hapishanedeyken ağlamaya karşı tutumunu temsil eden bir gözyaşı dövmesi yaptırmıştı - onu rahatsız eden bir şey olduğunda sadece bir damla gözyaşı dökerdi ve hepsi bu kadardı.

* “Dean: Birdenbire Teksaslı mı oldun?”   - Teksas, Amerika Birleşik Devletleri'nde en yüksek idam oranına sahiptir. Ayrıca her iki aktör Jared Padalecki ve Jensen Ackles Teksaslı.

*  "Benimle mi konuşuyorsun?" Robert De Niro'nun Taxi Driver filmindeki Travis Bickel karakterinden çokça alıntılanan bir replik.

* Dean hücrede bir beysbol topun olsaydı der. Büyük Kaçış filminde, hücre hapsine gönderilen Steve McQueen'in karakteri Hilts, duvara bir beysbol topu sektirir.

* Alcatraz'dan Kaçış filminde Clint Eastwood, Alcatraz hapishanesinden kaçan Frank Morris rolünde.

* Büyük Kaçış filminde James Garner'ın canlandırdığı Hendley karakteri, kaçış için gerekli tüm malzemeleri ustaca temin eden bir dilencidir.

* “Randall: Evet. Hikâyeye göre Glockner'ın mahkûmlara karşı bir düşmanlığı vardı ve bir şırıngayla Charles Bronson'ın yaptığı gibi bir şey yapmıştı.”  - Bu, Ölüm Arzusu filmindeki Charles Bronson'ın intikamcı rolüne bir gönderme.

* Sam Yemen’e gitmeliyiz repliği; Friends dizisinin 4x15. bölümü "The One With All The Rugby"de Chandler, korkutucu eski kız arkadaşından kaçmak için şirketinin onu Yemen'e transfer ettiğini iddia eder.

 

2.20 What Is and What Should Never Be

 

Kaybolan kurbanları araştıran Sam ve Dean peşinde oldukları yaratığın cin olduğunu anlar ve Dean terk edilmiş bir depoda peşinde oldukları cin tarafından saldırıya uğrar. Daha sonra bilmediği bir evde güzel bir kadının yanında uyanır. Sam'i arayıp cinle olanları anlatır ama Sam onun sarhoş olduğunu düşünür ve telefonu kapatır. Dean postalardan kendisinin Kansas, Lawrence'da yaşadığını görür. Daha sonra fotoğrafları görünce annesinin hayatta olduğunu keşfederek hemen çocukluk evlerine gider. Geçmiş değişmiştir – ne bir iblis saldırısı ne de bir yangın olmuştur. John, bir önceki yıl uykusunda felç geçirerek ölmüştür. Sabah önce bir profesöre gidip cinler hakkında bilgi alır ve adama cinlerin dilekleri gerçekleştirip gerçekleştirmediklerini sorar. Profesör olumsuz cevap verir. Oradan ayrıldığında ise bir kadının kendisine baktığını görür. Ama onunla konuşamadan kadın ortadan kaybolur. Dean o günü, annesiyle vakit geçirerek ve çimleri biçerek geçirir. Sam ve Jessica gelir. Mary'nin doğum günü için Kaliforniya'dan uçarak gelmişlerdir. O gece doğum gününü kutlamak için gittikleri restoranda Sam ve Jessica nişanlandıklarını açıklarlar. Kutlamalar sırasında Dean, daha önce sokakta gördüğü genç kadını tekrar görünce dikkati dağılır. Eve döndüklerinde Sam, Dean'in garip davranışları yüzünden onunla yüzleşir. Dean kardeşi ile aralarının çok iyi olmadığını öğrenir ve Sam, Dean'in arkadaş canlısı tavrına anlam vermemektedir. Dairesine döndüğünde Dean, Carmen ile bu alternatif hayatının tadını çıkarmaya çalışır. Ancak haberlerde kurtardıkları o uçağın düştüğünü ve herkesin öldüğünü öğrenince diğer tüm yaptıkları avları araştırır ve kurtardıkları herkes ölmüştür. Hayalet kadın ona tekrar görünür ve Dean dolabında ölü insanların görüntülerini görür. Dean John'un mezarını ziyaret eder ve insanları kurtarmak için neden fedakârlık yapmak zorunda olduğunu sorgular. Dean, Mary'nin evine gümüş bir bıçak almak için girdiğinde Sam tarafından yakalanır. Dean, kumar borcunu ödemek için bıçağa ihtiyacı olduğunu söyler. Sam, Dean'e eşlik etmekte ısrar eder ve Illinois'deki terk edilmiş depoya giderler. Orada Dean'in çevresinde gördüğü kızı bulurlar. Kız cin tarafından esir tutulmaktadır ve halüsinasyon görüyor gibi görünmektedir. Sam sürekli Dean’i oradan gitmek için ikna etmeye çalışmaktadır. Ancak Dean'in zihninde anlık görüntüler belirir ve kendisinin de cin tarafından esir alındığından ve yaşadığı her şeyin bir yanılsama olduğundan şüphelenmeye başlar. Dean, eğer bir rüyadaysa ve intihar ederse uyanacağına karar verir. Sam onu ​​vazgeçirmeye çalışır, ardından Mary, Carmen ve Jess ortaya çıkarak ona kalması ve mutlu olması için yalvarırlar. Ama Dean kendini bıçaklayarak gerçeğe dönmeyi seçer. Gerçek dünyada, Dean uyandığında Sam orada onu kurtarmaya gelmiştir. O esnada saldıran Cini Dean öldürmeyi başarır. Dean'in sürekli gördüğü kızı bulurlar. Zayıf ama hala hayattadır. Motellerine döndüklerinde, Dean hala gördüğü hayattan dolayı acı çekmektedir. Sam, kurtardıkları tüm insanların fedakârlıklarını değerli kıldığını söyleyerek onu ikna etmeye çalışır.


* Sam, Dean’e dünyanın mükemmel olması gerektiğini düşündüğünü söylediğinde Dean değildi sadece bir dilekti diyor. Anlamadığım eğer cin kurbanların o dünyada kalmalarını istiyorsa neden onlara istediklerini vermiyor ki. Yani evet Dean harika bir sevgiliye sahip, annesi yaşıyor, avlanmak yok ama babası uykusunda bir yıl önce ölmüş yani Dean’in hayatında yok. Bir garajda çalışıyor. Sam ile yakın değiller. Hatta Sam ona soğuk davranıyor. Dean avlanmayı ve insanların hayatlarını kurtardığını hatırlıyor ve o hayatını ailesi yanında olsa bile amaçsız buluyor sanırım. Kardeşi ile yakın olsalar ve belki babası da yanında olsa orada kalmayı seçer miydi? Neden Dean’in güzel bir hayat dileği bu kadar kusurlu? Tamam Dean’in geri dönmek istemesi grek ama Dean’in böyle bir kusurlu alternatif yaşam hayal etmesi anlamsız yine de.

* " What Is and What Should Never Be" başlıklı bölüm, Led Zeppelin'in 1969 tarihli Led Zeppelin II albümündeki "What Is and What Should Never Be" şarkısına gönderme yapıyor.

* Barbara Eden, 60'lı yılların televizyon dizisi I Dream of Jeannie'de bir cin rolünü canlandırmıştır. Elizabeth Montgomery ise Bewitched adlı televizyon dizisinde burnu seğiren bir cadı olan Samantha rolünde oynamıştır.

* Dean'in diğer gerçeklikte uyandığında tv de oynayan film, From Hell It Came (1957).

* Dean’in annesinin evinde çitin önünden verilen bahçe görüntüsü, banliyö yaşamının pastoral görünümünün altında yatan şiddeti ve yolsuzluğu ele alan karanlık bir film olan David Lynch'in "Blue Velvet" filmine gönderme yapıyor. Dean'in çitinde kırmızı güller olan bir yerde çim biçtiği sahnede de referans alınıyor. Bize, her şeyin göründüğü gibi olmadığı, bu sahnenin ardında kötülüğün gizlendiği söyleniyor.

*  “Dean: artık Kansas'ta değiliz.” “Dean: Em Teyze? Ev gibisi yok.”  -  Her ikisi de Oz Büyücüsü'nden ünlü replikler.

* Daha önce polisin nasıl arabayı takip edemediğini soruyordum ve bu bölümün başında Dean, Impala'nın plakalarını "attıklarını" belirtiyor. Bölüm boyunca, sürekli kullandıkları KAZ 2Y5 plakası CNK 80Q3 (Ohio plakası) ile; Dean'in hayalinde ise RMD 5H2 (Kansas plakası) ile değiştiriliyor.

* Alternatif gerçeklikte Dean, muskası yerine gümüş zincirli bir kolye takıyor. Kolye üzerinde işleme mızrak turan bir figür gibi. Bu tarz madalyonlarda Başmelek Mikail (St. Michael) kabartması veya Antik Yunan/Roma temalı bir savaşçı madalyonu (Arest/Athena gibi) olabilirmiş.

* Alternatif gerçeklikteki tarih 5 Aralık 2006, çünkü haberlerde 424 numaralı uçuşun düştüğü günün yıldönümü olduğu belirtiliyor ve Dean'in baktığı gazetede kazanın 5 Aralık 2005'te gerçekleştiği yazmaktadır. Ancak garip bir şekilde, Sam'in cep telefonunda (Dean onu aramadan hemen önce) Christopher Cooper'dan 9 Mart 2007 saat 14:07'de alınmış bir e-posta görünmektedir. Christopher Cooper, Supernatural dizisinin 1. sezonundan 12. sezonuna kadar mülk yöneticisi olarak görev yapmış.

* Sam'in alternatif gerçeklikte okuduğu hukuk kitabı, Supernatural dizisinin yardımcı yönetmenlerinden Kevin Parks tarafından yazılmıştır.

* Kadın hemşire formasını alıyor tamam da niye öyle dışarı çıkarken bunu mu giysem der gibi üzerine tutuyor?

* Bu bilgi ne işimize yarayacak bilmem ama Dean ve Carmen'in sehpasında, Sirius'tan Six adlı Marvel çizgi romanının bir kopyası varmış.

* Kansas, Lawrence'daki Winchester evinin ev numarası 1841. Bu, 1.01 Pilot bölümündeki ev numarasının (1481) ters çevrilmiş hali.

* Fark edileceği gibi Sam'in eve gizlice giren Dean'e saldırması ve ikisinin güreşmesi sahnesi, 1.01 Pilot bölümündeki olayların birebir aynısı. Bazı replikler de.


2.21 All Hell Breaks Loose: Part One

 

Dean yemek almak için lokantaya giren Sam’i beklerken radyodaki cızırtı ve elektriklerin gidip gelmesi ile endişelenir ve lokantaya koşar. İçeridekiler ölmüştür ve Sam ortalıkta yoktur. Arka kapıda kükürt izleri bulur. Ash’i arar ve yardım için gittiği Bobby ülke genelindeki hiçbir şeytani faaliyet olmadığını söyler. Ash, telefonda konuşmak istemez ve Dean’den mutlaka bara gelmesini ister. Sam, görünüşte ıssız bir kasabada uyanır ve Andy ile karşılaşır. Birlikte, Sam'in onu en son gördüğünden beri beş ay geçmiş olmasına rağmen sadece yarım saattir orada olduğunu söyleyen Ava'yı bulurlar. Kasabada ayrıca Afganistan'daki görevinden kaçırılan Amerikalı asker Jake Talley ve Lily de vardır. Lily’nin gücü dokunduğu insanların kalplerinin durması, Jake'in ise süper güçlü olmasıdır. Sam, olayların arkasında bir iblisin olduğunu açıkladığında grup şüpheci davranır, ta ki genç bir kız kılığındaki bir Acheri iblisi Jake'e saldırana kadar. Sam, grubu erzak ve silah bulmak için yönlendirirken, Lily ormandan kasabayı terk etmeye çalışırken iblis tarafından öldürülür. Dean ve Bobby, Harvelle'in yol kenarı lokantasına varırlar, ancak lokantanın yanmış olduğunu ve Ash de dahil olmak üzere, bazı avcıların öldüğünü görürler. Andy geliştirdiği güçlerini kullanarak Dean'in zihnine bulundukları yerin bir görüntüsünü gönderir ve Dean, Bobby'nin yardımıyla Sam'in Güney Dakota, Cold Oak'ta olduğunu anlar. Sam bir odayı tuz hattıyla çevrelemiştir ve ne olacağını beklerken Sam uyuklar. Sarı Gözlü İblis ona görünür ve planının, özel güçlere sahip çocukların kendi aralarında savaşması ve en güçlü olanın ordusuna liderlik etmesi olduğunu açıklar. Liderlik nitelikleri ve avcı eğitimiyle Sam'in gözde adayı olduğunu söyler. Şeytan, Sam'in avcılığa geri dönmesi için Jessica'yı öldürdüğünü itiraf eder. Ardından Sam'e Mary'nin öldüğü gece olanların bir görüntüsünü gösterir. Sam, Şeytan'ın kendisine kanını verdiğini ve Mary'nin Şeytan'ı tanıdığını görür. Uyandığında Sam, Ava'nın ortadan kaybolduğunu fark eder ve Jake ile birlikte onu aramaya gider. Ava odaya geri döner, tuz hattını kırar ve Andy'yi öldüren bir Acheri şeytanı çağırır. Sam geri döndüğünde ve onunla yüzleştiğinde, son beş ayını güçlerini geliştirmek ve gelen diğer çocukları öldürmekle geçirdiğini itiraf eder. Başka bir şeytan çağırdığı sırada Jake onu öldürür. Sam ve Jake kasabadan ayrılmaya hazırlanırken, Jake Sam'e saldırır ve onu öldürmeye çalışır. Jake’i bayıltan Sam, Dean’in sesini duyar. Sam Dean ve Bobby’e doğru giderken, Jake onu sırtından bıçaklar ve kaçar. Sam ölmüştür.

* “Andy: Lanet olası Frontierland'de uyandım.”   Frontierland, Disney tema parklarında eski batıya dayalı eğlence ve oyun alanlarının bulunduğu bir bölüm.

* “Lily: Yani, 'Simon cüzdanını ver diyor,' diyorsun ve onlar da veriyorlar mı?”    Bu, Andy'nin ilk kez tanıtıldığı bölümün adı olan 2.05 Simon Said'e bir gönderme.

* “Sam: O çanı daha önce gördüm. Sanırım nerede olduğumuzu biliyorum: Cold Oak, Güney Dakota. Öyle perili bir kasaba ki, tüm sakinleri kaçtı.”   Cold Oak, Güney Dakota kurgusal bir kasaba. Ancak, bu bölümün yazarı Sera Gamble'a göre, Cold Oak gerçek hayattaki Dudleytown, Connecticut'tan esinlenilmiştir.

* “Sam: Bu cesur yeni bir dünya.”   Shakespeare'in Fırtına oyunundaki Miranda'nın konuşmasından: "Ah, harika! Burada ne kadar çok güzel yaratık var! İnsanlık ne kadar güzel!

Ah, cesur yeni dünya. İçinde böyle insanlar var!"  Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley'nin ütopik bir geleceği anlatan, ancak ilk bakışta göründüğü kadar mükemmel olmayan bir romanıdır.

* “Andy: Evet... D. Hasselhoff?”   Oyuncu David Hasselhoff'a gönderme.

* Jake Talley'nin soyadı, Vietnam gazilerinin savaştan döndüklerinde karşılaştıkları zorlukları konu alan 1978 yapımı Fifth of July oyunundaki Talley ailesine bir gönderme olabilir.

* Şu insanlara iblis kanı verip özel güçler yüklemişsiniz bari daha anlamlı bir sonları olsaydı. Bunlar kötü tarafta iblislerle birlikte dünyada terör estirirken belki Sam iblise karşı gelip Dean ve diğer avcılarla onlara karşı savaşırdı. İnsanların Sam'e karşı güven sorunu olurdu ondan korkarlardı filan. Belki iki kardeş bir yandan iblis ordusu ile uğraşırken bir yandan da insanlara karşı bir yaşam mücadelesi verebilirdi.

 

2.22 All Hell Breaks Loose: Part Two

 

Sam ölmüştür ve Bobby, onu gömmeleri ve bundan sonra ne olursa olsun hazırlanmaları gerektiğini söyler. Dean bu fikre çok sinirlenir ve Bobby'ye gitmesini söyler. Bu sırada Sarı Gözlü Şeytan Jake'e görünür ve ona en güçlü olanın kendisi olduğunu ve onun için bir şey yapması gerektiğini söyler. Dean ne yapacağına karar veremez ve hayatındaki herkesi hayal kırıklığına uğratma düşüncesiyle yıkılmıştır. Umutsuzluğa kapılarak en yakın kavşağa gider ve bir Kavşak Şeytanı çağırır. Ancak şeytan, Dean'e kardeşinin geri dönüşünü ve on yıl yaşam vermeyi kabul etmez. Şeytan Dean'e sadece bir yıl teklif eder ve anlaşmadan çıkmaya çalışırsa Sam'in anında öleceğini söyler. Dean kabul eder. Sam acı içinde uyanır ama büyük ölçüde iyileşmiştir. Kardeşi dirildiğinin farkında olmadığı için Dean yalan söyleyerek ona sadece yaralandığını ve Bobby’nin onu iyileştirdiğini anlatır. Sam, Dean'e daha önce olanları anlatır ve hemen Jake’in arkasından gitmek ister. Dean, isteksizdir ama Sam'i caydıramaz ve Bobby'nin evine giderler. Bobby, Sam'i görünce Dean'in ne yaptığını hemen anlar. Bobby, Wyoming eyaletinde, eyaletin belirli bir bölgesi hariç, çok sayıda şeytani alamet bulmuştur. Ellen, Bobby'nin evine gelir ve Ash’in lokantadaki kasaya sakladığı Wyoming haritasını çıkarır. Haritada beş yer X'lerle işaretlenmiştir. Her X, Samuel Colt tarafından inşa edilmiş, 19. yüzyılın ortalarına ait terk edilmiş bir sınır kilisesini işaretlemektedir. Her kiliseyi birbirine bağlayan bir dizi demiryolu hattı, yüz mil karelik bir şeytan tuzağı oluşturan bir pentagram oluşturmaktadır. Şeytan tuzağının içinde eski bir kovboy mezarlığı bulunmaktadır ve Dean, Samuel Colt'un iblisleri dışarıda tutmak yerine hapsetmek istediği bir şey olabileceğini öne sürer. Bölgede şeytani alametlerin olmaması nedeniyle şeytan tuzağının hala bozulmadığını düşünmektedirler ve Bobby, safkan iblislerin içeri giremeyeceğini söyler. Geçen bölümdeki rüyasını hatırlayan Sam, Özel Çocukların amacını anlar. Jake Wyoming'e ulaşır ve Sarı Gözlü İblis ona Colt'u anahtar olarak kullanarak bir mezarı açma talimatı veriyor. Mezarlığa vardıklarında Dean, Sam, Bobby ve Ellen, Jake'e pusu kuruyorlar ancak onun psişik güçleri karşısında yeniliyorlar. Jake mezarı açmayı başarır. Sam acımasızca Jake’i defalarca vurarak öldürür. Dean Coltu çıkarıyor ve kapılar açılırken ve mezardan yayılan bir sarsıntı demiryolu hattını ve dolayısıyla şeytan tuzağını kırarken siper alıyorlar. Yüzlerce iblis ve hayalet, aslında bir Şeytan Kapısı olan (Cehenneme açılan bir kapı) mezardan çıkarak dünyaya dağılmaya başlar. Bobby, Ellen ve Sam, mezarın kapılarını kapatmak için koşarlar. Sarı Gözlü İblis mezarlığa girer, Dean'in elinden Coltu kapar ve onu fırlatır. Sam'i oyuna geri getirdiği için Dean'e teşekkür eder ve onu öldürmeye hazırlanır. Aniden, John Winchester'ın ruhu belirir ve İblisi fiziksel bedeninden çıkarır, Dean'e Colt'u kapmak ve İblis tekrar bedenine girdiğinde onu vurmak için yeterli zaman verir ve onu öldürür. Ellen ve Bobby daha sonra Şeytan Kapısını kapatmayı başarırlar. John’un ruhu iblisin ölümünden sonra kaybolur. Sam, ölümünü ve Dean'in onu kurtarmak için iblisle anlaşma yaptığını öğrenir. Sam, Dean'i bu anlaşmadan kurtaracağına yemin eder. Sarı Gözlü Şeytan ölmüş olsa da, bir şeytan ordusu serbest bırakıldığından savaş devam etmektedir.


* Bobby haritayı getiriyor. Ne olduğunu anlatıyor ve işaretlenmiş noktaları birleştiriyorlar ve bir pentagram ortaya çıkıyor. İçeride ne olduğunu sorgularken Dean ben de ona bakıyordum bir mezarlık var diyor. Tamam da henüz neye baktığınızı bilmiyorsunuz ki yıldızın ortasında mezarlık olduğunu nereden çıkardın. Hadi o yerde mezarlık vardı deyip tekrar kontrol edip ondan sonra mezarlık desen daha kabul edilebilir.

* Sezon boyunca Dean’in babasının onun hayatı için yaptığı anlaşmadan duyduğu acıyı ve sürekli ölülerin ölü kalması gerektiğini duyuyoruz ama Sam için gidip iblisle anlaşma yapmak konusunda hiç düşünmüyor bile.

* İblisin neden bu kadar kişiyi seçip birbirleri ile dövüştürdüğünü anlamıyorum. Tek yaptırdığı mühürlenmiş bir alana girip cehennemin kapısını açmak için anahtarı deliğe sokmasını sağlamaktı oysa. Eğer Jake Sam’i öldürmese ve Sam son kalsa bunu yapmayı kabul etmezdi sanırım. Tabi Dean’i bir koz olarak kullanıp Sam’i zorlamazsa. Çünkü her seferinde daha büyük bir amaç yerine hep birbirlerini seçtiler.

* Ne olduğunu bilmelerine rağmen ne oluyor diye sorup öylece izliyorlar. Anahtarı çekip çıkaracak zamanları varken kapının açılması için ne diye bekliyorsunuz. Kapıyı elle kapatabildiklerine göre anahtarı da alıp kapının açılmasını durdurabilirlerdi bence.

* “Sarı Gözlü Şeytan: Tebrikler Jake. Sonuncu oldun, ayakta kalan son adam. Amerikan İdolü.”   Amerikan İdolü, yarışmacıların her hafta şarkı söylediği ve en az popüler olanın telefon oylamasıyla elendiği bir reality şov ve yetenek yarışmasının karışımıdır.

* “Kavşak Şeytanı: Bu bir yangın indirimi ve her şey satılmalı.”    'Yangın indirimi', malların depolandığı dükkan veya deponun yangından zarar görmesi nedeniyle ucuza satıldığı anlamına gelir. Kavşak Şeytanı, Dean'in ruhunu ucuza satmak üzere olduğunu söylüyor.

* “Sarı Gözlü Şeytan: Hadi bakalım Jake. Tetiği çek. Elinden gelenin en iyisini yap.”   "Elinden gelenin en iyisini yap" 1980-2001 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri Ordusu'nun işe alım sloganıydı.

* “Jake: Bak, Ava haklıymış. Bir kere teslim olunca, öğrenebileceğin her türlü yeni Jedi zihin hilesi var.”    Bu, Star Wars'tan Obi-Wan Kenobi ve Luke Skywalker'ın Güç'ü zihin kontrolü için kullanmalarına bir göndermedir. Jabba the Hutt, Jedi'ın Dönüşü'nde bu yeteneğe "eski bir Jedi zihin hilesi" olarak atıfta bulunur. Obi-Wan Kenobi/Luke Skywalker Jedi zihin hilesine, Winchester kardeşlerin Andy Gallagher ile ilk tanıştığı 2.05 Simon Said bölümünde birkaç kez atıfta bulunulmuştur.

* Küçük bir hata olarak, Azazel ile olan dövüş sırasında Colt üç kez kuruluyor: Dean, iblis elinden silahı çekmeden önce kuruyor, Azazel, John tarafından etten zırhından koparılmadan önce kuruyor ve Dean, Azazel'i öldürmeden önce tekrar kuruyor.

 
* Pilot bölümünün sonunda, Dean ve Sam'in Impala'nın bagajının üzerinde durduğu bir sahne var. Sam, bagaja bir silah atarken "Yapacak işimiz var" diyor ve bagajı kapatıyor. Bu bölümün sonunda, sahne kardeşlerin pozisyonları tersine çevrilmiş şekilde tekrar oynatılıyor. Dean, Colt'u bagaja atıyor ve "Yapacak işimiz var" diyor.

* Dean ve Sam, babalarının cesedini yakıyorlardı. Bir iblis tarafından ele geçirilmesin diye. Bobby neden Sam’in yakılması yerine artık gömülmesi gerektiğini söylüyor. Daha sonra da her öldüklerinde Sam ve Dean birbirlerini yakmayı düşünmüyorlar anladığım kadarıyla.


Birinci sezonda Dean avlanmaları gerektiği konusunda ısrarcı. Bu ona babaları tarafından bir asker gibi işlendiğinden mi yoksa yapacak başka bir şey bilmediğinden mi doğaüstü yaratıkları öldürüp insanları kurtarmaları gerektiğine inanıyor. Sam başta bunu istemiyor. Ama kız arkadaşının da annesi gibi öldürülmesi ile intikam için bu dünyaya çekiliyor. Sonda iblisin de dediği gibi. Güçlenmesi için avlanarak deneyim kazanmalı. Ama diğerleri avlanmıyor. Belki Ava ama Andy tamamen kendi kendine güçlerini geliştiriyor. Jake'in farklı güçler kazanması da pek fazla zaman almıyor.  Ve Sam, neden Jess ile ilgili rüyalar gördüğünde gidip Dean ya da babasıyla konuşmayıp bunu görmezden geliyor? Her neyse sonuçta Sam’in derdi başta yine avlanmak değil Jess’i öldüren şeyi bulup öldürmek. İkinci sezonda ise bu kez Dean sürekli bırakmak istediğini, yorulduğunu neden başkalarını kurtarmak zorunda olduklarını sorgularken, Sam iblisin ona çizdiği kaderden kaçmak için insanları kurtarmaya adıyor kendini. Sam kötü tarafa geçmekten korkarak daha çok iyilik yapmaya çalışırken Dean, Sam’i öldürmekten korktuğundan o hayattan kaçmak istiyor. Sonunda ne oluyor iblisin bahsettiği ordunun seçilmiş çocuklarla pek de ilgisi yok. Sadece cehennemin kapısını açıp iblisleri dünyaya salmak için anahtarı kapıya sokmak dışında. Bunun için illaki bu kişileri toplaması gerekmiyor. Birini zorlayıp yaptıramaz mıydı? İblisin ne amaçladığı zaten belirsiz. Bahsedilen iblis ordusunun başına geçecek bir insan anlamsız çünkü kendisi var zaten. Sonuçta ölüyor. Derdinin ne olduğu da söylenmiyor.

Ve 3. sezon 1. Bölüm izledim ve daha şimdiden mantıksız gelen noktalar var. Sam ve Dean ile Bobby’nin iblisleri serbest bırakmakla suçlanması hatta kendilerinin bile bunu yaptıklarını söylemesi gibi. Diğer avcılar ne zaman ne olduğunu öğrendiler ki. Ayrıca tamam kapıyı kapatana kadar serbest kalan iblisler oldu ama sonuçta onlar buna engel olmaya çalışan tek gruptu. İblis Coltu bir şekilde yine bulurdu. Kapıyı açan da Sam değil. Bir de zaten iblisler istediği gibi dünyada dolaşıyor. Bu kapının açılması ile daha fazla iblisin dışarı çıkması anlaşılır da, zaten dünyaya istedikleri gibi geliyorlar? Ritüellerle iblisleri cehenneme gönderiyorlar bu durumda ortalıkta dolaşanlar nereden geliyor? Meg bile geri dönüyor.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder