
25.07.2024

27.05.2024
I am trying to remember what i watched lately...
so the last one was Ne Zha, Birth of the Demon Child. Although some stupid scenes it made me cry :)
Born with unique powers, a boy is recruited to fight demons and save the community that fears him.
Cennet tanrısı dünyaya tekrar denge getirmek için dünya üzerine iki büyük güç olan kahraman ve şeytan topunu gönderir. Şeytan topundan kötü kahraman topundan ise iyi bir bebek doğacaktır. Ve denge sağlandığında şeytan topunun dünyaya daha fazla zarar vermemesi için Cennet tanrısının lanetiyle şeytan topu yok edilecektir. Şeytan topu olarak doğan Ne Zha normal bir çocuğa göre çok daha yavaş büyür fakat çok fazla güçlüdür ve normal insanlardan farklı olan güçleri vardır.
We Need to Talk about Kevin
you know people always say mother should educate their children but is it really in the hands of mothers? I don't think so.
Kevin's mother struggles to love her strange child despite the increasingly dangerous things he says and does as he grows up. But Kevin is just getting started, and his final act will be beyond anything anyone imagined.
Eva Khatchadourian (Tilda Swinton), Kevin'a hamile kaldığı gençlik yıllarında bütün kariyer planlarını ve hedeflerini bir kenara koyarak çocuğunu dünyaya getirmeye karar verir. Fakat Eva, Kevin doğduğundan beri oğluyla yakın bir bağ kuramaz ve oğlunun tuhaf ve aykırı davranışlarıyla ilgili hep kendini suçlar. Kevin (Ezra Miller) giderek toplumsal ve ahlaki normların dışına çıkar. Babası Franklin (John C. Reilly) Kevin’in sadece bir “çocuk” olduğunda ısrarcıdır ve bu konuda Eva'nın elinden hiçbir şey gelmez. Ancak Kevin aslında daha yeni başlamıştır ve yapabilecekleri hayal edebilecekleri noktanın çok üstündedir.
Boychoir / Koro
After his single mother dies, a young boy with an excellent voice is sent to a prestigious choir school and has trouble adapting to the culture of the school.

Centurion / Son Savaşçı
A splinter group of Roman soldiers fight for their lives behind enemy lines after their legion is devastated in a guerrilla attack.
M. S. 117. Roma İmparatorluğu Mısır’dan İspanya’ya kadar, Doğu’da da Karadeniz’e kadar genişlemiştir. Fakat Kuzey Britanya’da fetihler gerilla taktikleriyle yenilmez bir düşman haline gelen Pict’ler tarafından durdurulmuştur. Romalılar'ın İngiltere’yi işgali sırasında geçen film, Pict saldırısında geriye kalan son savaşçı Quintus Dias adında bir adamın öyküsünü anlatıyor. General Virilus'un efsanevi 9. Lejyonuna katılan genç adam, Pict ırkını ve liderleri Gorlacon'ı yer yüzünden silmek için ordusuyla beraber kuzeye doğru gitmeye başlar.

Onegin (1999)
I was planning to read the book but i came across the movie.
Russia, 1820s: Onegin inherits his uncle's country estate and moves there from St. Petersburg. He befriends his neighbor, Lensky, and meets Tatyana through him. She falls in love with Onegin but he just wants friendship.
Inglourious Basterds / Soysuzlar Çetesi
In Nazi-occupied France during World War II, a plan to assassinate Nazi leaders by a group of Jewish U.S. soldiers coincides with a theatre owner's vengeful plans for the same.


The Skin I Live In / İçinde Yaşadığım Deri / La piel que habito
Başarılı bir plastik cerrah olan Dr. Robert Ledgard bir trafik kazasında vücudu tamamen yanan eşine yeni bir deri yaratmak için 12 yıl boyunca uğraşır ve nihayet bunu başarır. Ancak eşi aynada yanan vücudunu görünce intihar eder. Küçük kızı Norma bu intiharı görerek psikolojik bir travma yaşar ve insanlardan uzak durmayı tercih eden, içine kapanık bir çocuk haline gelir. Dr. Ledgard, kızını daha sosyal hale getirmek için çabalar, ancak bu daha kötü şekilde sonuçlanır, Dr. Ledgrad kızına tecavüz ettiğini sandığı Vicente'i izleyip, yakalar ve cinsiyet değiştirme ameliyatı için denek olarak kullanmaya başlar. 6 yıl süren çok sayıda ameliyat sonrasında Vicente, Dr. Ledgard'ın ölen karısı Vera'nın bir kopyasına dönüşür.
Bence konunun işlenişi zayıftı. Zamanda ileri geri giderek konu verilse de daha anlamlı bir film olabilirdi.

5.01.2024
Türlerine göre okuduklarımın istatistiği böyleymiş. Aşk kategorisi aşağılarda olduğu için seviniyorum :P
2023...
Yıla yavaş başlayıp, yavaş ilerleyip hızlı bir şekilde 106 kitap bitirerek tamamladım. Onun dışında da yıl içinde yaptığım bir şey yok. Işe git eve gel…
· Yüz Defa Ölen Adam, Bekir Karaoğlu
· Tatar Çölü, Dino Buzzati
· Sana Gül Bahçesi Vadetmedim, Joanne Greenberg
· Algernon'a Çiçekler, Daniel Keyes
· İrade Terbiyesi, Jules Payot
· Esir Şehrin İnsanları, Kemal Tahir
· Enkheiridion, Epiktetos
· İnsanı Tanıma Sanatı, Alfred Adler
· İntihar, Edouard Leve
· Deniz İşçileri, Victor Hugo
· Kökler, Alex Haley
· Yılanı Öldürseler, Yaşar Kemal
29.07.2023
last week
I re-watched Se7en, 12 Agry Men and Schindler's List last week. Not that i really remember these movies which i had watched years ago.
For new I only watched "Edge of Tomorow", recomended by friends. I read the manga which i mentioned before "all you need is kill" so I wasn't expecting much. However I liked how they arranged the plot to movie. What i didn't like is the beginning and the ending. Also it would be wonderful if at least they have never tried to add that romantic feelings between main characters in the movie.
J'ai pris un congé d'une semaine et cette semaine, j'ai été chez mes parents. Ils vivent dans un canton. Je passais mon temps à lire des livres, à regarder des films, à aider ma mère à faire des travaux ménagers et à passer du temps avec mon neveu.
17.07.2023
Hafta sonu izlediklerim

3.07.2023
Filmler
Bayram tatilinde izleme fırsatı bulduğum iki film var.
Birisi yıllar önce izlediğim ama sanırım ya sonunu hatırlamadığım ya da sonunu izlememişim Yapay Zeka (A.I. Artificial Intelligence, 2001). Sevebilen bir android olan küçük çocuk David, tehlikeli olduğu düşüncesiyle yok edilmek üzere onu yapanlara geri gönderilecektir. Ancak anne bunu yapmaz ve onu bir ormanda bırakır. David hayatta kalma bir gerçek insan olma hayalinin peşinde ve annesine dönme mücadelesi veriyor.
Son kısmı ben pek anlamlandıramadım. İki bin yıl sonra insanlık yok olmuş ve androidler evrimleşmiş. Bu androidler yapay zekalı çocuğu buzlar altından çıkarıyor. Gelişmiş bu mekalar David'e onu insan yapamayacaklarını söyler ve David'in isteği ile annesini klonlarlar ancak bu klonlar bir gün sonra ölüyorlar.
Film: the War of The Worlds
Dünyalar Savaşı (2005)
Film H.G.Wells'in aynı adı taşıyan hikayesinden uyarlanmış. Filmin girişinde dünyanın uzaydaki başka üstün yaratıklar tarafından gözlendiğinden bahsediliyor. Ve yine bir parçalanmış aile ile açılıyor film. 2012'de de olduğu gibi anne baba ayrılmış, üvey babaları ile daha iyi anlaşan bir erkek bir kız çocuk biyolojik babalarının yanındayken kendilerini felaketin ortasında bulurlar ve babamız ailesini korumaya çalışır. Yaratıklar neden dünyaya saldırıyor. o yeraltından çıkardıkları makineleri ne zaman oraya istiflemişler neden yıldırımlarla dünyaya iniyorlar açıklanmıyor. Başrol oyuncusunun bir yolunu bulup istilacıları ortadan kaldıracağını sandım ama adamın tek yaptığı çocukları ile hayatta kalma çabasıydı. Bence bu farklı yaklaşım güzeldi. İnsanlar istilaya bir çözüm bulamıyorlarken birden yaratıkları ölmeye başlıyorlar. Nedeni ise dünyadaki bakteri ve virüsler... bu biraz nasıl yani dedirtti. Çünkü yaratıkları gelip insanların kanını emip sonrada bu kanı çevreye saçıyorlar. Kitapta bu yaratıkların Marslı olduğu ve insan kanı ile beslendikleri geçiyor. Anlamadığım bu yaratıklar zaten dünyayı gözlüormuşlarsa, ölüm makinelerini dünyada gömmüşlerse bu tehlikeyi de biliyor olmalılardı ve buna göre önlem almalıydılar. Sonuçta insanlardan üstündüler. Filmdeki istila amacı olmaması, insanların öldürülmesi, bazılarının kanlarını emmek için tutsak alınmaları ve sonundaki pat diye ölümleri havada kalmış.
Film: 2012
Dünyanın sonunun gelişi üzerine bir film. Adından anlaşıalcağı üzere Mayaların kıyamet günü kehaneti 2012. Film efektler ve oyunculuk konusunda bir şey demeyeceğim ama hikaye bakımından biraz zayıf bana göre. Dünyanın yok olacağı bilim adamları tarafından keşfediliyor ve gizlice bir kurtuluş programı başlatılıyor. İnsanlar genel olarak konu hakkında bigilendirilmemekle birlikte bir bilim kurgu yazarı olayı öğreniyor ve ailesi ile birlikte kurtulma çabasına giriyor.
İlk olarak yerkabuğunun parçalanması lavların ortaya çıkması ile başlıyoruz. Tabi depremler ve tsunamilerin olması olağan. Ama anlamadığım bu dünyanın sonu ise neden yerkabuğu parçalanıp dünyayı lavlar kaplamıyor ya da dünyanın çekirdeği patlamıyor. Filmin başında böyle bir intiba var. Bir de kurtarma gemileri var, uzay gemisi filan yaptılar acaba nereye gidecekler diye düşünürken gemiler bildiğin deniz gen-misi çıktı :D Meğerse dünyayı sadece su kaplaycakmış, pek çok diğer felaket filminde olduğu gibi. 2012 kıyamet gününden çok Nuh Tufanı gibi işlenmiş.
23.06.2023
Olağanüstü Dünya (April and Extraordinary World)
1941 yılı, tarih kitaplarından okuduğumuzdan çok farklıdır. Siyasi coğrafya tamamen bambaşkadır. Napolyon V, Fransa’yı yönetmektedir. Dünya teknolojik olarak çok daha geridedir ve bilim adamları sürekli ortadan kaybolmaktadır. Bu tuhaf dünyada Avril adında genç bir kız, onun konuşan kedisi Darwin ve büyükbabası Pops, Avril’in bilim adamı olan kayıp anne babasını aramaktadır.
18.05.2022
Uzun zamandır bakmamıştım. Okuduklarım listemi güncelledim. 2022 yılı için okuma hızım yavaş.
Bu aralar kitap pek okuyamıyorum. Çok çabuk sıkılıyorum :( Şu an beş kitabı aynı anda okumaya çalışıyorum. Birini bırakıp birini alıyorum, hiçbiri bitmiyor.
* Sessiz Çığlık, Kenzaburo Oe (iki sayfada bir bırakıyorum açıkcası -_-)
* Saatler, Simon Garfield (kitap saatlerden çok, zamanın nasıl hayatımızda kullandığımız materyalleri filan nasıl etkilediği?)
* Ses ve Öfke, William Faulkner (git gelli karıık şekilde yazılmış, ne zaman geçmiş ne zaman değil belli değil, anlaması zor)
* Holografik Evren, Michael Talbot (kardeşim önerdi diye aldım, gitmiyor -_-)
* Kurtlarla Koşan Kadınlar, Clarissa P. Estes (geçen yıldan beri elimde, içinde hikayeler var, ve hikayelerin ne anlattığına dair açıklamalar. Ben hikayeleri okuduğumda hiç de açıklamadakileri görmüyorum ya neyse :D)
11.01.2022
all you need is to kill
when i saw the drawings i knew the artist is the one who draw Death Note, Takeshi Obata. the main character is looking alot like L and time to time reminding Light (no, i didn't check the writer or artist names before i read it :D).
even before i was in the middle of it i knew how it was going to end and i didn't like the way the main female character represented, again. all men are fully clothed. but she is drawn in her underwear. the main guy is always in his soldier shirt and trousers but the girl is shown in the shower. why -_- *sigh* can't they even once do a manga without abusing female body.
2.01.2022
Breathe (한숨) - Lee Hi - MV ENG SUBS
Sometimes one cannot say I love you, instead;
Take care of yourself, he says
Don't tire yourself too much,
It's cold, dress tight, he says
Don't speed, go carefully, he says
Call me when you go
he says, don't go to bed late, get up early.
he says and on...
21.12.2021
23.10.2021
Bir ara film izlemeye merak salmış olsam da son aylarda açıp bir film izleme isteğim yok oldu. Bu yıl 50 kitap okumayı hedeflemiştim. Amacım daha çok yabancı dil çalışmaktı. Ama okuduğum kitap sayısı 90 a ulaştı bile.
Aldığım bir parça Türk Klasiklerini bitirdim. Yabancı edebiyattan bir süre uzak kalmak iyi geldi. Bu arada bir kaç Haruki Marakami araya sıkıştırmış olsam da.
Haruki Murakami kitaplarında ne beklemem gerektiğini az çok tahmin edebiliyorum: ailesi ile sorunlu bir ana karakter, alternatif bir dünya, neredeyse kitapta ortaya çıkan her karakterin dinlediği klasik müzik, fiziksel olarak var olmasa da kediler ve bol kepçe cinsellik, kadın karakterlerin göğüsleri ve küçük kulakları. Özellikle 1Q84'ü okurken çok sıkıldım. Çok fazla tekrar var, bir karakterin geçmişi ile ilgili kısımlar en az 3-4 kez kopyala yapıştır gibi tekrarlanıp duruyor. Birbirinin cümlelerini tekrarlamalarını işin içine katmıyorum bile, bu Japoncanın konuşma tarzından olabilir sonuçta.
İçanlatım (yani spoiler) uyarısı:
Konu baş kadın
karakterin çocukluk aşkı olan, kaderin onları bir araya getireceğine olan
inancı ile, baş erkek karakteri bekleyişi üzerine. Erkek karakterimiz de
çocukken karşılaştığı ve üzerinde etki bırakan bu kızı ara sıra hatırlasa da
başlarda bunu pek aşk olarak tanımlayamıyorum. Gerçek dünyada birbirlerini
arayıp bulmak yerine yazar karakaterlerin birbirlerini arama maceralarını, yine
nerden ortaya çıktığı belli olmayan, başka bir boyutta gerçekleştirmeyi seçmiş.
Kitap boyunca ikisinin de cinsel tecrübelerini okuyoruz ancak buluştuklarında
ikisinin birliktelikleri ile ilgili kısım bana çok yüzelsel geldi. Elbette
ikisinin duygularını ifade eden çocuklarındaki bir anlık el tutuşma anları
tekrar buluştuklarında da bir kaç kez yinelenerek ikisinin birbirine olan saf
duyguları betimleniyor. Bu durumda belki de cinsel birlikteliklerine hiç yer
verilmemeliydi. Bu Haruki Murakami'nin okuduğum 6. kitabı ve kendini çok
tekrarladığını düşünüyorum.
Aslında bir yazarı bu kadar üst üste okumamak daha iyi. Diğer okuduğum kitapları arasında dediğim gibi bu -sadede gel artık dediğim oldu- en sıkıcı olandı benim için. Belki de kitapları bu kadar cinsellik içermese kurgu kitapları içinde severek okuyacağım bir yazar olurdu.
3.07.2021
Film
Einstein ve Eddington
31.05.2021
Son İzlediklerim
- The Guest (Misafir)
- The Killing Fields (Ölüm Tarlaları)

Orta Doğu ülkelerini bir bir karışıklığa sürükleyip buradaki insanları göçe zorlayan bazı zümrelerin çıkarları için yapılan savaşın ülkemde de çıkmasından çok korkuyorum. Her gün duvarlar sanki üzerime üzerime geliyor. Böyle bir ruh halinde de arka arkaya iki savaş filmi izlemek de pek akış karı değildi doğrusu.
"Bir masa başında, hiçbirimizin tanımadığı kimi adamlar bazı kağıtları imzalıyorlar. Ve sonra, önceden dünyanın en büyük suç saydığı ve en şiddetle cezalandırdığı şey, bizim en yüksek gayemiz haline geliyor ve bu yıllar boyunca sürüyor."
"Gencim ben, yirmisindeyim. Ama hayatta bildiğim tek şey umutsuzluk, ölüm, korku. Ve bir acı uçurumun üstüne atılmış sığ, soytarıca bir keyif.... İnsanların nasıl birbirine düşman edildiğini, nasıl ses çıkarmadan, bilmeden, ahmakça, uysalca, masumca birbirlerini boğazladıklarını biliyorum.
Dünyadaki en keskin zekaların bu işkenceyi büsbütün inceltmek ve uzatmak için silahlarla sözler icat ettiğini görüyorum.
Burada ve başka her yerde, bütün dünyada, benim yaşımdaki bütün insanlar aynı şeyleri görüp öğreniyorlar."
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque
22.05.2021
YESUNG 예성 ‘Corazón Perdido (Lost Heart)’ Special Video
I like how he has different kind of songs in this album as to typical Korean ballads for Kpop songs.
6.05.2021
Bu yıl fazla kitap okumayıp, yabancı dil öğrenmeye zaman ayıracağımı söylemiştim ama ne yazık ki hala yavaşlasam da daha çok kitap okuyorum ve yıl neredeyse yarılanmasına rağmen hala dil çalışmaya başlamadım. Çalışmaya çalışıyorum da bir dilden öbürüne atlayıp duruyorum. Bir çalışma planına ihtiyacım var.
Aslında bu yıl daha çok film izlemeye sardım. Yıllardır televizyon açmak aklıma bile gelmezken son iki üç yıl da internetten bile uzaklaşmışken (yani eskisi gibi anime-Japon dizi/film izlemezken) bu yıl film izlemek istiyorum.
son zamanlarda izlediğim ve aklımda kalan bazı filmler (okuduğum kitapların film uyarlamalarını izlemeyi seviyorum ve genelde biyografik filmleri tercih ediyorum):
12 Kızgın Adam
400
Darbe
Ağ
(Net)
Ali
Altın
(The Gold)
Amazing
Grace
Anna
Karenina
Becoming
Jane
Benim
Babam, Benim Oğlum (Like Father Like Son)
Beyaz
Diş
Big
Eyes
Billionaire
Boys Club
Champions
(Şampiyonlar)
Death
Poets Society
Deli
ve Dahi (The Professor and the Madman)
Elektrik
Savaşları
Elizabeth (1998)
Elizabeth: The Golden Age (2007)
Emma
Evim
Güzel Evim (Home Sweet Home)
Küçük
Kadınlar
Mary Shelley (2017)
Milyoner
(Slumdog Millionaire)
Pride & Prejudice (2005)
Radioactive
Rebel
In The Rye
Sahaf
(The Bookshop)
Sense and Sensibility
Sonsuzluk
Teorisi (2015, The Man Who Knew Infinity)
Subay
ve Casus
Tanrıyı Oynayanlar (2004, Something
the Lord Made)
The Count of Monte Cristo (2002)
Monte Kristo Kontu
The
Pianist
The Three Musketeers (2011) Üç
Silahşörler
Umudun
Tarifi (Sweet Bean)
Vita
& Virginia
Woman
Walks Ahead
Yapay Oyun (The Imitation Game, 2014)



